🎇 Iş Kazasında Ölen Kişinin Ailesinin Hakları

Destekten yoksun kalma tazminatını ölen kişinin hayatındaki herhangi bir kişi olabilmesi gerekmektedir. Örneğin nişanlısı, amcası, dayısı, teyzesi gibi bir yakını ölen kişiden destek aldığını iddaa edebilmektedir. Yaşarken ölen kişiden destek aldığının ispatlanabilmesi gerekmektedir. Oğulları 'ters yön' kazasında ölen aile dava açılmasını bekliyor videosu ve daha binlerce Haber ile alakalı video Mynet Video'da Bursa'da ölümlü inşaat kazasında hapis cezası! Bursa'da çalıştığı inşaatın 9'uncu katından düşerek hayatını kaybeden işçi Erkan Uraz'ın (22) ölümüyle ilgili açılan davada mahkeme, aynı şirketin, başka inşaatlarında da 2 ayrı ölüm olayı yaşanmasını dikkate alarak, firma sahibi 3 sanığı 'bilinçli taksirden' 3'er yıl 4'er ay hapis cezasına çarptırdı. Ölümlütrafik kazasında, kusurlu tarafın ölen kişinin ailesine veya nişanlısına ödemesi gereken tutar, % 20 kusur oranına tekabül ederek, maaşının % 60 oranını kapsar. Ölüme neden olan tarafın, alkollü araç kullanması, kasten kaza yapması, hız ve dikkatsizlik nedeniyle, karşı tarafın ölümüne sebebiyet vermesi Trafik kazasında ölen 10 yaşındaki Enes'in ailesi adalet istiyor 14 Ağustos 2020 Cuma Saat: 15:57 Bursa’da evlerinin önünde oynadığı sırada yoldan geçen bir aracın çarpması sonucunda hayatını kaybeden 10 yaşındaki Enes'in ailesi sürücünün adalet önünde hesap vermesini istiyor. Ancak oran olarak düşünüldüğünde Almanya’da her 2210 kazada 1 kişi ölürken, Romanya’da her 20 iş kazasında 1 işçi hayatını kaybetti. Eurostat verilerine göre toplam 27 AB ülkesinde meydana gelen iş kazalarında ölen toplam işçi sayısı 3 bin 332 kişi oldu. AB ülkeleri arasında en fazla ölümcül kazanın İşKazasında Neler Yapılmalı? Bir iş kazası ile karşılaşıldığı takdirde öncelikle kişilerin kendi haklarını iyi bir şekilde bilmeleri gerekmektedir. Bu kişilerin yapabilecekleri şeyler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu içindeki 4., 5. ve 13. maddelerde açıkça belirtilmiştir. Budurumda ölen kişinin ailesi kişinin haklarının savunulması ve kazadan kaynaklı yaşadıkları mağduriyet nedeniyle tazminat davası açar. İstanbul Ölümlü trafik kazası tazminatı davasının açıldığı günden itibaren 15 yıl süresi bulunuyor. 15 yılın ardından dava zaman aşımına uğrayarak düşer. Ölümlü Trafik Kazalarında Dava Açabilecek Olanlar. Trafik kazası sonucu ölen kişiden destek alan kişilerin bu desteği ispatlaması halinde maddi ve manevi tazminat davası açma hakları bulunmaktadır. Ölen kişi evli ise eşi ve çocuklarının; bekâr ise anne ve babasının destek gördüğü kabul edilir. Destek gördüklerini 7NIR2gv. Kıdem tazminatı, iş hukukunda işçiler lehine tanınmış en önemli haklardan birisidir. Kıdem tazminatının amacı, belirli bir süre aynı işyerinde veya aynı işverene bağlı olarak hizmet edimini yerine getirmiş işçilere, emeklerinin ve bağlılığının karşılığı olarak ödenen tazminat türüdür. Bu nedenle işçinin ölümü halinde de mirasçılarına kıdem tazminatı ve ayrıca ölüm tazminatı verilir. Yazımızın devamında işçinin ölmesi halinde kıdem tazminatı hakkının doğma şartlarını ve kıdem tazminatı miktarını detaylı olarak anlatacağız. Ayrıca ölüm tazminatına da değineceğiz. İçindekiler1 Vefat Eden İşçinin Kıdem Tazminatı Hakkı2 Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı Şartları3 İşçinin Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı Kime Ödenir? Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?4 Ölüm İşçinin Ölmesi Durumunda Diğer Hak ve Tazminatların Durumu5 Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı ile İlgili Sık Sorulan Sorular6 SonuçVefat Eden İşçinin Kıdem Tazminatı Hakkı Öncelikle kesin bir şekilde belirtmeliyiz ki, bir kişinin ölmesiyle sahip olduğu hakların tamamı sona ermez. Bazı hakların varlığı devam eder ancak hukuk düzeninin elverdiği ölçüde bu haklar mirasçılara geçer. Kıdem tazminatı da çalışıldıkça kazanılan bir hak olduğundan, kişinin ölümüyle kıdem tazminatı hakkının son bulması beklenemez. İşçinin ölüm sebebi ne olursa olsun, kıdem tazminatına hak kazanmasının önünde hiçbir engel yoktur. Aşağıda sayacağımız şartları taşıması halinde, ölenin mirasçıları, kıdem tazminatını almaya yetkili hale gelirler. Bu kapsamda, işçinin intihar etmesi, kişi hakkında ölüm karinesi çıkarılması, işçinin %100 kusuruyla başına gelen iş kazası sonucunda hayatını kaybetmesi durumunda bile kıdem tazminatı yönünden hiçbir farklılık arz etmez. Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı Şartları Kıdem tazminatını için gerekli şartlar haklı sebeple fesih, iş sözleşmesinin varlığı, kıdem şartı, süresi içinde isteme olarak sıralanabilir. Ancak ölüm halinde iş sözleşmesi kendiliğinden sona ereceğinden, haklı sebep şartının varlığı aranmaz. Bu nedenle ölen işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için şu 3 şartın varlığına bakılır 4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre İşçi Olma Şartı İş kanunu yalnızca işçiler için haklar tanıdığından, çalışanın iş kanununa göre işçi olması gerekmektedir. Güncel iş kanununa göre işçi; işverene bağlı olarak iş görme edimini sözleşmeyle üstlenen ve karşılığında ücret alan kişidir. Buna göre öncelikle işveren ve işçi arasında sözleşme kurulması gerekir. Kurulan sözleşmenin yazılı veya sözlü olması geçerlilik açısından hiçbir değişiklik oluşturmaz. Yalnızca olası uyuşmazlıklara karşı ispat aracı olarak kabul edilir. Bununla birlikte işçinin işverene bağımlı olarak çalışması gerekir. Örneğin, bir inşaat işinin elektrik tesisatını bir yapmak üzere bir ustayla anlaşılması halinde iş sözleşmesi söz konusu değildir. Zira inşaat ustası, bağlı olarak çalışmayıp yalnızca sonuç meydana getirmeyi üstlenir. İşçilik niteliğinin kazanılması için son şart, hizmet görme edimini üstlenmektir. Ayrıca işçinin, işverenin emir ve talimatlarıyla hareket etmesi iş sözleşmesinin varlığı için elzemdir. Anılan tüm şartların varlığı halinde, işçinin kıdem tazminatı için aranan ilk şartın varlığı yerine getirilmiş olacaktır. İşçinin hayatını kaybetmesi halinde iş sözleşmesinin varlığının ispatı önem taşır hale gelecektir. Bu nedenle iş sözleşmesinin yazılı olması her türlü iş ilişkisi için hayati öneme sahiptir. Çalışma Yılı Şartı İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için öncelikle kıdem çalışma süresinin tamamlanması beklenir. İşçi en az 1 yıldır aynı işverene bağlı olarak, yahut aynı işyerinde çalışması halinde kıdem tazminatı almaya hak kazanacaktır. Ayrıca kıdem süresi arttıkça işçinin kazanacağı tazminat miktarı da artacaktır. İş kanununa göre, işçinin çalıştığı her yıl için 1 aylık giydirilmiş brüt ücreti tutarına kıdem tazminatı hakkı doğar. Kıdem tazminatının nasıl hesaplanacağına ilişkin detaylı açıklamaları yazımızın devamında yapacağız. Süre Şartı Ölen işçinin kıdem tazminatı hakkının mirasçılara geçeceğini daha önce söylemiştik. Mirasçılar işçinin ölüm tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kıdem tazminatını talep edebilirler. Ancak 5 yıllık süre düzenlemesi, 2017 yılında getirilmiştir. Buna göre 2017 yılından önce ölüm olayının gerçekleşmesi halinde, 10 yıllık zamanaşımı işleyecektir. Örneğin 2016 yılında hayatını kaybeden işçi için kıdem tazminatı davası açma süresi 2026 yılında sona erecektir. Ancak değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra yani örneğin 2018 yılında hayatını kaybeden bir işçi için kıdem tazminatı dava süresi 2023 yılında sona erecektir. Önemle belirtmeliyiz ki, işe giriş tarihinin zamanaşımı konusunda hiçbir farklılığı bulunmamaktadır. İşçinin ölümü halinde sahip oldu tüm hak ve alacaklar mirasçılarına geçmektedir. Mirasçıları ise Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenmektedir. İlgili kanun hükümlerine göre yasal mirasçıları şu şekilde sıralayabiliriz Eğer ölenin çocukları varsa öz/üvey çocukları ve eşi ölenin hiçbir çocuğu yoksa anne/baba ve eşi ölenin anne babası da hayatta değilse, büyükanne ve büyükbaba ile eş mirasçı eşinin olmaması durumunda, mirasçıların durumunda bir değişiklik olmaz. Eşe kalacak miras oranı ölenin ölüme bağlı tasarruflarla mirasçı ataması da mümkündür. Mirasçıların kimler olacağı kadar kıdem tazminatı talebinin nasıl yapılacağı da önemlidir. İşçinin ölümüyle mirasın açılmaması halinde, tüm mirasçılar elbirliği mülkiyetiyle malvarlığına malik olacağından hep birlikte hareket ederek kıdem tazminatı talebinde bulunmaları gerekir. Ayrıca reddi miras halinde, kıdem tazminatı da alınamayacaktır. Bu konu miras hukuku alanına girdiğinden yazımızda daha fazla detaya değinmedik. Ancak detaylı bilgi alabilmek için mutlaka “miras payları – miras paylaşımı” makalemizi inceleyiniz. Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır? Kıdem tazminatı hakkı kadar, kıdem tazminatının nasıl hesaplanacağı da önem arz etmektedir. Kıdem tazminatı miktarının, kıdem süresine bağlı olarak değiştiğini daha önce belirtmiştik. Detaylı açıklamak gerekirse, kıdem tazminatı işçinin çalıştığı her yıl karşılığında 30 günlük giydirilmiş brüt ücretlerinin toplamından ibarettir. Giydirilmiş brüt ücret hesaplanırken işçinin işten ayrılmadan önceki son yılı esas alınmaktadır. Giydirilmiş brüt ücret ise işverenin bir işçi için yaptığı vergi hariç tüm giderlerin toplamıdır. Buna işyeri uygulaması halini almış ödemeler, sigorta kurumuna yapılan ödemeler, çocuk yardımı gibi ödemelerin tamamı dahildir. Bu kapsamda işyerinden hiçbir ek yardım almayan asgari ücretlinin giydirilmiş brüt ücreti 2020 yılı itibariyle lira olarak belirlenmiştir. Kıdem tazminatı hesaplamasının için “kıdem tazminatı hesaplama aracı” yazımızdaki aracı kullanabilirsiniz. Ölüm Tazminatı Kaynağını Türk Borçlar Kanunundan alan ölüm tazminatı, işçinin ölümü halinde sağ kalan eşi ve ergin olmayan çocuklarına ödenmesi gereken tazminat türüdür. Ölüm tazminatının amacı, işçinin ailesinin acılı günlerinde maddi sorun yaşamalarının önüne geçmektir. Önemle belirtmeliyiz ki, ölüm tazminatı hakkı işçinin eş ve ergin olmayan çocuklarına, onlar da yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere tanınırken kıdem tazminatı hakkı mirasçılara verilmiştir. Bu ayrıma dikkat etmek gerekir. Ölüm tazminatının kanuni dayanağı olan Türk Borçlar Kanunu 440. maddeye göre “Sözleşme işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür.” Ölüm tazminatı, kıdem tazminatında olduğuna gibi işçinin kusuruna bakılmaksızın kendiliğinden doğan haktır. Ölüm tazminatı ve kıdem tazminatı hususlarının birbirinden farklı kurumlar olduğu düşünüldüğünde, ölüm tazminatının alınması kıdem tazminatına engel değildir. Vefat Durumunda Kıdem TazminatıÖlüm Tazminatıİşçinin ölümü halinde mirasçılarına ölümü halinde eş, ergin olmayan çocukların yanı sıra bakmakla yükümlü olduğu kişilere de yoluyla talep edilmesi halinde mevduata uygulanan en yüksek faiz yoluyla talep edilmesi halinde yasal faiz 5 yıldır Zamanaşımı 10 yıldır Ek Bilgi Vefat eden işçinin mirasçıları ayrıca SGK’ya cenaze yardımı için de başvurabilir. İşçinin Ölmesi Durumunda Diğer Hak ve Tazminatların Durumu İşçi ve işveren iş akdini sonlandırmadan önce, kıdem süresine göre, ihbar yapma yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda, yine ihlal edilen bildirim süreleri dikkate alınarak ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar. Ölüm halinde iş akdi doğal yollarla sonlandığından, iki taraf için de ihbar tazminatı yükümlülüğü elbette doğmayacaktır. Ancak işçi öldüğü zaman doğan ücret alacaklarının, varsa fazla mesai alacağının, varsa yıllık izin hakkı ücretinin, varsa hafta ve resmi bayram tatili ücretlerinin ve diğer haklarının da ödenmesi gerekir. Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı ile İlgili Sık Sorulan Sorular Yukarıda işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı ile ilgili bilinmesi gereken temel meselelerden ve uygulamadaki işleyişten bahsettik. Bununla birlikte bu konuda bazı sorular sıklıkla sorulmaktadır. Bu sorulara aşağıda yanıtları ile birlikte yet verdik. İşçinin Ölümüyle Birlikte Kıdem Tazminatı Hakkı Sona Erer Mi? Hayır. İşçinin ölümü kıdem tazminatı hak hakkını ortadan kaldırmaz. Ölen İşçi Hangi Şartlarda Kıdem Tazminatına Hak Kazanabilir? Kıdem tazminatına hak kazanmak için işçi 1 yıl boyunca aynı işyerinde yahut aynı işverene bağlı olarak çalışmalıdır. Son şart ise bu hakkın ölen işçinin mirasçıları tarafından, işçinin ölümünden itibaren 5 yıllık süre içerisinde ileri sürülmesidir. İşçi Öldüğü Zaman Kıdem Tazminatı Ödemesini Kim Alır? Kıdem tazminatı hakkı mirasçılara geçer. Dolayısıyla mirasçılığa ilişkin hükümler çerçevesinde tazminatın kime ödeneceği belli olur. İşçinin Kendi Kusuruyla Yaşadığı İş Kazası Yüzünden Ölmesi Kıdem Tazminatına Engel Midir? Hayır. İşçinin kusuruyla/ihmaliyle yaşadığı kaza nedeniyle ölmesi kıdem tazminatı hakkı kazanmasına engel teşkil etmez. Ölüm Tazminatı Ne Demektir? Bir işçinin ölmesi durumunda geriye kalan eşi ile çocuklarına ödenmesi gereken tazminata verilen isimdir. Bunlar yoksa işçinin bakmakla yükümlü olduğu kimselere verilir. Bu tazminat hakkı 10 yıl içerisinde ileri sürülmelidir. Ölüm Tazminatı Tutarı Ne Kadardır? Türk Borçlar Kanunu uyarınca hizmet ilişkisi 5 yıldan kısa süreli ise ölüm gününden itibaren başlayarak 1 aylık, eğer ilişki 5 yıldan uzun süreli ise 2 aylık ücret ödemesi yapılır. Bu ödeme, ölüm tazminatıdır. Hem Ölüm Tazminatı Hem Kıdem Tazminatı Alınabilir Mi? Evet. Diğer şartların da oluşması durumunda bunun önünde bir engel yoktur. Birinin alınması diğerinin alınmasına engel teşkil etmez. Ölüm Tazminatı ve Kıdem Tazminatının Farkları Nelerdir? Kıdem tazminatı işçinin mirasçılara ödenirken ölüm tazminatı ise işçinin eşi, çocukları veya bakmakla yükümlü olduğu kişilere ödenir. Ölen işçinin kıdem tazminatı hakkını ileri sürmek için tanınan süre 5 yıldır. Ölüm tazminatı hakkını ileri sürebilmek için tanınan süre ise 10 İşçinin ölümü halinde iş sözleşmesi sona ereceğinden, kıdem tazminatı alacağı doğmaktadır. Ancak ölüm halinde kişinin hak ehliyeti sona erdiğinden, kıdem tazminatını talep etme hakkı mirasçılara geçmektedir. Dolayısıyla 1 yıllık kıdem şartı sağlanmışsa ve iş ilişkisi söz konusuysa mirasçıların kıdem tazminatını talep etmeleri önünde hiçbir engel yoktur. Ayrıca ölüm tazminatı da yukarıda belirtildiği gibi talep konusu yapılmalıdır. Önemle belirtmeliyiz ki, eğer mirasın açılması söz konusu olmadıysa mirasçıların tamamı birlikte hareket ederek, kıdem tazminatı alacağını talep etmelidirler. Bu kapsamda işveren miras açılmadan kıdem tazminatı ödeme yaparsa, yapılacak ödeme mirasçılardan sadece birinin değil tamamının mülkiyetinde olacaktır. Bu konularda mutlaka bir iş hukuku avukatı ile sürecin yürütülmesi hak kaybının önüne geçilmesi açısından önemle önerilmektedir. ÖLEN işçinin geride kalan eşine, varsa çocuklarına ölüm aylığı bağlanması için bazı şartların birlikte bulunması tarihi itibariyle belli bir gün sayısının olması bu şartların en başında gelenidir. Şüphesiz bir de yazılı olarak SGK’ya başvurulması gerekir. Başvuru olmazsa SGK kendiliğinden aylık açısından kolaylaştırılmış seçenekÖlen işçilerin geride kalan eş ve çocuklarına aylık bağlanmasında, yukarıdaki genel şartın dışında kolaylaştırılmış bir seçenek daha bulunmaktadır. Buna göre, ölen işçinin ölüm tarihi itibariyle, en az 5 yıldan beri sigortalı olması ve her türlü borçlanma süreleri hariç en az 900 prim gün sayısının bulunması ile de ölüm aylığı bağlanabilecektir. Bu seçenekte aranan, en az 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 gün şartının birlikte bulunmasıdır. 900 gün yok ise askerlik veya doğum borçlanması yapılarak 900 güne ulaşılması mümkün prim gün sayısıGenel kural, ölüm tarihi itibariyle sigortalının en az 1800 prim gün sayısının bulunmasıdır. Burada sigortalının işçi mi, memur mu, yoksa esnaf mı olduğunun da bir önemi bulunmamaktadır. Hepsi için bu genel kural geçerlidir. Dahası ölen sigortalının işçinin ölüm tarihi itibariyle 1800 günü yok ise, geride kalan eş, ölen sigortalının askerlik süresini borçlanmak suretiyle 1800 gün sayısına ulaşabilir. Aynı şekilde doğum borçlanması ile de 1800 güne tarihi de önemliBelirtelim ki, işçiler açısından 900 gün şartı ölüm tarihi açısından da farklılık göstermektedir. Ölüm 1 Ekim 2008’den sonra olmuşsa yukarıdaki esaslar geçerli olacaktır. Ancak, ölüm 1 Ekim 2008’den önce ise 900 güne ulaşmak için askerlik borçlanması günler için hizmet tespit davası açılabilirÖlen işçinin yeterli gün sayısı yok ise ve çalıştığı sürede sigortasının yapılmadığı dönem varsa, geride kalan eşin hizmet tespit davası açması mümkündür. Açılan dava sonucu ölen işçinin çalıştığı süreleri hizmetten sayılır ise kazanılan bu günler mevcut sigorta günlerine ilave edilir. İlave edilmekle de 1800 güne ulaşılırsa ölüm aylığı bağlanır. Ölüm 1 Ekim 2008’den önce olmuş ise kazanılan gün sayısı ile 900 günün tamamlanması da sağlanabilir. Böylece geride kalan eşe yazılı başvuru yapması kaydı ile aylık ki, bu durumda, yani ölüm aylığının hizmet tespitine ilişkin karar ile hak edilmesi durumunda aylık, mahkeme kararının kesinleşmesi tarihinden değil, ölüm tarihinden itibaren bağlanır.Y. HGK, E2011/10-475, K2011/560 İş kazalarında tazminat davası konusuna girmeden önce bilindiği üzere; işveren iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür. Ki bu yükümlülüğün sonuçlarından doğan yaptırımlara da uymak zorundadır. Öncelikle konumuzun yani 'iş kazası'nın tanımı yaparak giriş yapmak başımıza gelen durumu kıyaslayarak anlamak ve neyin bu kapsama girdiğini bilmek adına çok önemlidir. Öyleyse iş kazası nedir başlığının altında bu tanımımızı Sayılı Borçlar Kanuna göre açıklayalım; İş kazası nedir? Sigortalı çalışanın işyerinde uğradığı ve o an ya da daha sonra işgücü kaybı, yaralanma, sakatlanma gibi sonuçların doğmasına sebep olan kaza/olay iş kazası olarak kabul edilir. Yukarıda da belirtiğimiz gibi işveren, işyerindeki iş sağlığı ve güvenliğinden sorumlu ise aksi durumlarda da bunun yaptırımlarını karşılamak ve gidermek durumundadır. Peki iş kazası sonucunda açılabilecek tazminat davalarını aşağıda inceleyelim. Ve detaylandırarak konumuzu anlatmış olalım. İş kazası sonucunda açılabilecek tazminat davaları nelerdir? İş kazası gerçekleşmesi durumunda şayet işçinin yaralanması ya da ölmesi söz konusu olduysa öncelikle ceza davası açılır. Ceza davası Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk kuvvetleri tarafından başlatılan soruşturma sonucunda açılır ve işçinin bu davadan vazgeçmek gibi bir hakkı yoktur. Bununla birlikte iş kazasının gerçekleşmesi durumunda işçi maddi ve manevi tazminat talep etmek için tazminat davası da açabilir. Bu davaların açılması işçinin inisiyatifindedir. İş kazası sonucunda işçinin açabileceği üç çeşit tazminat davası vardır. Bunlar; maddi tazminat davası, manevi tazminat davası ve destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Maddi tazminat davası İşçinin iş kazası geçirmesi sonucunda bedenen ya da psikolojik olarak zarar görmesi söz konusu olduysa, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’na göre dava açma ve tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. İş kazası sonucunda zarar gören ya da ölen işçi tarafından açılacak maddi tazminat davası sonucunda ilgili kanunun 51, 52, 53 ve 54. maddelerine göre, bazı giderlerinin işveren tarafından karşılanması talep edilebilecektir. İşçinin ölmesi halinde ilgili kanunun 53. maddesine göre; Cenaze giderleri, Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar, İşçinin bedensel zarara uğraması halinde ilgili kanunun 54. maddesine göre; Tedavi giderleri, Kazanç kaybı, Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, için maddi tazminat davası açılabilmektedir. Bununla birlikte iş kazası sonucunda açılacak maddi tazminat davasının en önemli ayağını işçinin işgücünün azalması ya da işgücünü tamamen kaybetmesine bağlı olarak uğrayacağı maddi ve manevi kayıplar ile, gelecekte ekonomik olarak uğranacak zararlar oluşturmaktadır. Bu yüzden iş kazası sonucunda açılacak maddi tazminat davalarından en iyi sonucun alınması ve işçinin mağduriyetinin mümkün olduğunca giderilmesi için SGK müfettişleri ve yetkilileri tarafından hazırlanan tutanak ve raporlar oldukça önemlidir. İş kazası geçiren işçinin maaşı, sigorta bilgileri, çalışma koşulları ile iş kazasına yönelik tüm detaylar ve tanık ifadeleri maddi tazminat davasının seyri ve işçiye verilecek tazminat tutarlarının belirlenmesinde oldukça önemli rol oynayacaktır. Manevi tazminat davası İşçinin iş kazası geçirmesi sonucunda manevi tazminat talebinde bulunma hakkı tıpkı maddi tazminat talebi hakkı gibi 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. İlgili kanunun 56. Maddesinde; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne göre işçi iş kazası geçirmesi sonucunda bedensel olarak zarara uğramış ya da ölmüşse manevi tazminat hakkı söz konusu olacaktır. İş kazası sonucunda manevi tazminat davası talebinde bulunabilmek için; Fiil, Fiil sonucunda bir zararın meydana gelmesi, Fiil ile zarar arasında illiyet bağının bulunması, Fiilin hukuka aykırı olması, İşçinin cismani olarak zarar görmesi, şartlarının sağlanması gerekmektedir. Bununla birlikte eğer işçi ölmüşse ailesinin manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür. Ek olarak işçi ölmemiş, cismani zarara uğramış ve bunun sonucunda ailesi eşi ve/veya çocukları de bu durumdan maddi ve manevi açıdan etkilenmiş, ekonomik olarak kayba uğramış, psikolojik olarak etkilenmiş ise yine manevi tazminat talebinde bulunmaları mümkün olacaktır. Destekten yoksun kalma tazminatı İş kazası sonucunda açılabilecek bir diğer tazminat davası da destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı adından da anlaşılacağı gibi iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda ölen işçinin desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği bir tazminat türüdür. İş kazası sonucunda bu tazminatın talep edilebilmesi için ön koşul, işçinin ölmüş olmasıdır. İşçinin iş kazası sonucunda ölmesi halinde hayattayken bakmakla yükümlü olduğu ya da işçinin desteğine muhtaç olan eş, çocuk ya da diğer yakınları işçinin ölmesi sonucunda onun desteğinden yoksun kalacaklardır. Bu nedenle ölen işçinin desteğine muhtaç olan aile bireyleri ya da yakınları işçinin iş kazası geçirip ölmesi söz konusu olursa destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmak için dava açabilecektir. Bu tazminatın talep edilebilmesi için; İşçinin destekten yoksun kalan kişilere hayattayken bakabilecek güçte olması, Tazminat talebinde bulunan kişilerin işçinin yardımına gerçekten muhtaç olması, koşullarının sağlanması gerekmektedir. İş kazası sonrası açılacak tazminat davaları hakkında diğer detaylar Faiz İş kazası sonucunda açılacak tazminat davalarıyla alakalı merak edilen konulardan biri de tazminata uygulanacak faizle alakalıdır. Söz konusu tazminatın faizi kanunda ve yargıtay kararlarında görüldüğü üzere iş kazasının gerçekleştiği gün başlayacaktır. Bununla birlikte uygulanacak faiz oranı güncel yasal faiz oranıdır. Mahkeme İş kazası sonucunda açılacak maddi ve manevi tazminat davaları Asliye Hukuk Mahkemeleri İş Mahkemeleri’nde görülmektedir. Zamanaşımı İş kazası sonucunda açılacak maddi ve manevi tazminat davaları için zamanaşımı süresi 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesinde; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.” şeklinde açıklanmıştır. Kaynakça 6098 Sayılı Borçlar Kanunu İş Kazası Geçiren İşçinin Alabileceği Tazminatlar Çalışma hayatında her ne kadar kimse istemese de iş kazaları yaşanabilmektedir. İş kazası geçiren işçiler doğal olarak kazaya neden olan kişilerden çeşitli taleplerde bulunmaktadır, çünkü işçi iş kazası nedeniyle iyileşene kadar çalışamamıştır, bu durumun yanı sıra işçi iş kazası nedeniyle çalışma gücünün bir kısmını kaybetmiş de olabilir, diğer taraftan işçinin ve ailesinin iş kazası nedeniyle yaşadığı üzüntü, korku ve endişe de vardır tüm bu hususların kusurlu taraflarca tazmin edilmesi gerekmektedir. İşçinin Tazminat Talebinin Dayanağı İşçi ve işveren arasında iş sözleşmesi bulunmaktadır, söz konusu sözleşmenin kendine has özellikleri bulunmaktadır sözleşmenin 2 tarafının işçi, işveren da sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerden bir tanesi de Borçlar Kanunun 417. Maddesinde belirtilen; “İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.” Hükmüdür. Söz konusu hükme göre işçinin tazminat talebinin dayanağı sözleşmeye aykırılıktır, yani işverenin işçisini koruma görevini tam olarak yerine getirmemesidir. Maddi Tazminat İşçinin isteyebileceği maddi tazminat işçinin kazadan dolayı yaşadığı gelir kaybı kadardır, yani işçi hiç kaza geçirmediyse ne kadar para kazanacaktı ve kaza geçirmesinden dolayı ne kadar kazandı bu iki hesaplama arasındaki fark işçiye verilecek maddi tazminat tutarıdır. Söz konusu tazminatın hesaplanması için eğer işçi kaza sonucu vefat etmediyse; işçinin yaşı, geliri, meslekte kazanma gücü kaybı oranı, eşinin çalışma durumu, çocuk sayısı gibi verilere ihtiyaç duyulmaktadır bu verilerden en önemlisi meslekte kazanma gücü kaybıdır, çünkü kazalı işçinin alacağı tazminat tutarı meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre değişiklik göstermektedir. İş kazası nedeniyle tazminat talep etmeden önce meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespiti yapılması gerekmektedir. Söz konusu tespitin nasıl yapılacağını İş Kazası Sonrası Maluliyet Raporu yazımızdan öğrenebilirsiniz. Çalışan maddi tazminat olarak işverenden şu hususları isteyebilir; Hiç çalışamadığı dönem için SGK geçici iş göremezlik parası vermemişse ücretin tamamını, Çalışabildiği ama çalışma gücünün bir kısmını kaybettiği dönem için ise ücretinin çalışma gücünü kaybettiği kısım kadarını, İşçi başka bir kişinin bakımına muhtaç hale geldiyse bakıcı masrafları, Unutulmamalıdır ki işçi SGK’dan ilk peşin sermaye değerli gelir almışsa bu gelir tazminattan düşülecektir. Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Destekten yoksun kalma tazminatı istenebilecek maddi tazminat türlerinden biridir, fakat söz konusu tazminat işçinin ölümü halinde yakın akrabaları tarafından istenebilir, çünkü yakın akrabalarına vefat eden işçi aldığı ücretle destek olmaktadır ve işçinin vefatı ile bu destek kesilmiştir. Bu tazminatı isteyebilecek kişiler ise vefat eden işçinin; Eşi Belirli yaşa kadar çocukları, Belirli durumlarda anne ve babası, Bakmakla yükümlü olduğu veya baktığı diğer kişiler, Söz konusu tazminat da hesaplanırken maluliyet oranı %100 alınarak hesaplama yapılmakta ve yine tazminat isteyen kişilere maaş bağlanmışsa bu maaşların ilk peşin sermaye değeri tazminattan düşülmektedir. Manevi Tazminat İş kazaları sonrası, kazalı işçi ve/veya işçinin yakınları kaza nedeniyle elem duymak ve üzülmektedirler. Her ne kadar manevi üzüntü para ile satın alınamayacak da olsa bir nebze olsun teselli için üzüntü duyan kişilere bir miktar para ödenmektedir bu para ise manevi tazminattır. Manevi tazminat maddi tazminat gibi hesaplama yapılarak belirlenen bir tazminat türü değildir bu tazminatı hâkim belirlemektedir. Sonuç İşyerlerinde iş kazalarının yaşanmaması en büyük temennimiz olmakla beraber, yaşanması durumunda işçiler veya ailesi çalışanın kaza geçirmesinden dolayı mahrum kaldığı gelirleri ve yaşadığı elem ve üzüntünü karşılığı olarak da manevi tazminatı isteyebilmektedir. Söz konusu talepleri işverenin kabul etmemesi durumunda dava açma zorunluluğu doğmaktadır. İş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davalarının zamanaşımı ise iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Konu ile ilgili sorularınızın bulunması halinde yorum kısmına yazabilirsiniz…

iş kazasında ölen kişinin ailesinin hakları