🪩 8 Sınıf 2 Ünite Konu Anlatımı
31Mart Olayı Kısaca. 8.Sınıf İnkılap Tarihi 1.Ünite Kavramları. Sosyal ve Kültürel Kelimelerin Anlamı Nedir. 8.Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 1.Ünite Ders Notu. IV. Konu : Mustafa Kemal’in Askerlik Hayatı ders notu. III . Konu : Mustafa Kemal’in okuduğu okullar ve Mustafa Kemal’i etkileyen kişiler. II .
Sınıfİnkılap Tarihi 3. Ünite Ya İstiklal Ya Ölüm Konu Özeti indir. Konu anlatımı. 8. Sınıf İnkılap Tarihi 3. Ünite Ya İstiklal Ya Ölüm Konu Özeti dokümanı HangiSoru tarafından eklenmiştir. Daha fazla benzer dokümanı 8. Sınıf İnkılap Tarihi Etkinlik ve
convey: iletmek; götürmek. Ortaokul 8. Sınıf 2. Ünite (Teen Life) Konu Anlatımı 2 'yi mutlaka okuyunuz. (Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce ’ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta
KonuAnlatımları Gerçek Sayıları Tanıma, Rasyonel ve İrrasyonel Sayılarla İlişkilendirme 8. Sınıf Matematik dersi "Gerçek Sayıları Tanıma, Rasyonel ve İrrasyonel Sayılarla İlişkilendirme" konusunun Konu Anlatımı. 8. Sınıf / Matematik Konu Anlatımları En Fazla Üç Veri Grubuna Ait Çizgi ve Sütun Grafiklerini Yorumlama 8.
İndir8.Sınıf Konu Anlatımı ve Özetler İndir,2021-2022 Eğitim - Öğretim Yılı Sinifogretmeniyiz.com. Ana Sayfa; Ana Okulu. Okul Öncesi Etkinlikler; İngilizce 8.Sınıf 2.Ünite Teen Life Konu Özeti 2020 - 2021 8.Sınıf İngilizce Konu Anlatımı ve Özetler : 29.10.2020: 471:
8 sınıf 1. ünite bir kahraman doğuyor bütün konu - 102.726 views; Çizgi Ölçek Soru Çözümü 5 tane - 98.762 views; 7. sınıf 2. ünite ülkemizde nufus sosyal bilgiler - 93.274 views; 9. sınıf coğrafya 1. ünite doğa ve insan bütün kon - 87.404 views; 3. ünite bölgemizi tanıyalım bütün konu özeti 5. s
Ortaokul8.sınıf Matematik müfredatı 1. dönem ve 2. dönem toplamda 6 ünite, 12 konu ve 180 ders saatinden oluşmaktadır. Konu isimlerine tıklayarak konu anlatımına ulaşabilirsiniz. 8.sınıf Matematik Konu Anlatımları sayfamızdan 8. sınıf matematik konularına çalışabilirsiniz.
Bubölümde ise Kalıtım konusu ile GENLERİN canlı özelliklerini belirlemedeki etkilerini, Kalıtımın ne olduğunu, Kalıtımla ilgili kavramları, Çaprazlamaları, Cinsiyeti Annenin mi Babanın mı belirlediğini ve Akraba Evliliklerinin neden tehlikeli olduğunu inceleyeceğiz. Kalıtım konusunun video anlatımını aşağıdan izleyebilirsiniz.
İngilizceİlkokul Ortaokul LGS YDS Konu Anlatımı Kelime Oyunları Worksheet Kelime Listesi Kelime Oyunları Kelime Testi ,ingilizce kelime, kelime,unite test,quiz,lgs, ing hoca ingilizce konu,gramer,ortaokul ingilizce inghoca 8. sınıf 2. ünite teen life konu anlatımı Powerpoint sunum ve video Bağlantıyı al; Facebook; Twitter
pNBxm. KONU ÖZETLERİ 29 Aralık 202129 Aralık adaptasyon konu özeti, fen ders notları, konu anlatımı, adapatasyon konu özeti, adaptasyon konu anlatımı, fen, fen adaptasyon, fen bilimleri fen konu anlatımı, fen konu özetleri, adaptasyon ders notları, adaptasyon konu özeti, adaptasyon örnekleri, adaptasyon özet, adaptasyona örnekler, doğal seçilim, fen 8 konu özeti, fen 8 özet, fen fen konu özeti, fen özet, fen adaptasyon, Fen Bilimleri, fen bilimleri ders notları, fen bilimleri konu özeti, fen ders notları, fen konu anlatımı, fen konu özeti, fen konu özetleri, varyasyonADAPTASYONADAPTASYON NEDİR?Canlıların bir çevrede yaşama ve üreme şansını artıran, o çevreye uyumunu sağlayan kalıtsal özelliklerinde ADAPTASYON canlının bir çevrede ;Yaşama sansını artıran özellikleriDüşmandan korunmasını sağlayan özellikleriBeslenmesini sağlayan özellikleriAvlanmasını sağlayan özellikleriÜreme şansını artıran özellikleriÇevresel faktörlere uyumunu sağlayan ÖRNEKLERİKUTUP AYISIKüçük kulak ve burun ısı kaybını post karda gizlenmesini ve avlanmasını kürk ve yağ deposu vücut sıcaklığını korurGeniş ayak tabanları karda batmadan yürümeyi ayak tabanları çölde batmadan yürümeyi depolanan yağ uzun süre su içmeden hayatta kalmayı kirpik ve kulak kılları çöl kumlarından bu organları rengi çöle kamufle olmasını bacaklar hızlı koşarak avlanmayı dişleri eti parçalamasına yardımcı kürk savanda gizlenmesini ve hafif vücut hızlı koşmasına yardımcı ve kuvvetli pençelere avlanmayı ortamına adapte olmak için gövdede su depolanması kaktüsün uzun süre susuz yaşamasını şeklindeki yapraklar terlemeyi en aza indirerek su kaybını ve akciğer solunumu yapması hem karada hem suda yaşamasını uzun bacaklar zıplamayı ve hızlı yüzmeyi sayıda yumurta bırakması üreme şansını dili ile sinek yakalayarak beslenme şansı parmaklarının perdeli olması yüzmeyi yapraklar terlemeyi artırarak fazla suyu dışarı yaprakları ve yaprakların içinde bulunan geniş hava boşlukları ile su yüzeyinde kalması SEÇİLİM NEDİR?Canlıların sağladığı adaptasyonlar yaşadıkları çevrede rekabete sebep olur. Bu sebeple çevreye en iyi uyum sağlayan canlı güçlüdür ve hayatta kalır. Uyum sağlayamayan zayıf canlılar ise çevre tarafından yok edilir. Bu sürece DOĞAL SEÇİLİM renkte gövdeye sahip olan ağaçlarda yaşayan güve kelebeklerinden açık renk olanlar kamufle olurken koyu renk olanlar kuşlar tarafından devriminden sonra artan çevre kirliliği ile ağaç renkleri koyulaşmıştır. Bu durumda ise açık renkli kelebekler kuşlara yem olurken koyu renkli olanlar kamufle olup 1 ve Resim 2’de verilen örnekte olduğu gibi değişen çevre koşullarına uyum sağlayan canlı hayatta kalır, uyum sağlayamayan canlı çevre tarafından yok NEDİR?Tür içindeki çeşitliliğe varyasyon Aynı ortamda yaşayan farklı canlılar benzer adaptasyonlar EKOSİSTEMİBeyaz post, geniş tabanlı ayaklar, küçük kulaklar ve burun, kalın yağ tabakasıÇÖL EKOSİSTEMİTerlemeyi artıran büyük kulaklar ve burun, çöle uygun kürk Adaptasyon Konu ÖzetiFenozom’u Takip Edin!
ÜNİTE 2 – TEEN LIFEKONU ANLATIMIDESCRIBING WHAT PEOPLE DO REGULARLY / REGULAR-DAILY ACTIVITIESSimple Present Tense Geniş ZamanBu zaman kalıbını genelde yaptığımız işleri, her zaman tekrarlanan eylemleri ve alışkanlıklarımızı anlatırken kullanırız. Bu kalıbı Türkçeye çevirirken genellikle fiile “-r, -ar, -er, -ir, -ır, -ur, -ür” ekleri getiririz. yapar, gider, gelir, oynar, vb.POSITIVE +NEGATIVE -QUESTION FORM ?I get get get get gets gets gets don’t get don’t get don’t get don’t get doesn’t get doesn’t get doesn’t get I get up?Do you get up?Do we get up?Do they get up?Does he get up?Does she get up?Does it get up?ExamplesI have breakfast. Ben kahvaltı yaparım.He gets up early. O erken uyanır.She plays tennis. O tenis oynar.I don’t have breakfast. Ben kahvaltı yapmam.He doesn’t get up early. O erken uyanmaz.She doesn’t play tennis. O tenis oynamaz.Not “He, She, It” özneleri ile olumlu bir cümle kuruyorsak; fiile “-s, -es, -ies” eklerinden biri –> playsgo –> goesfly –> fliesNot Olumsuz cümle oluştururken;– “I, You, We, They” öznelerinden sonra “do not/don’t”,– “He, She, It” öznelerinden sonra “does not/doesn’t” OF ACTIONS Bir işin hangi sıklıkta yapıldığını sorarken;“How often ……. ?” soru cümlesi How often do you go running? Ne sıklıkta koşuya gidersin?How often do you eat junk food? Ne sıklıkta abur cubur yersin?How often do you train? Ne sıklıkta antrenman yaparsın?Frequency Adverbs Sıklık Zarfları%100 Always – Her zaman%90 Usually – Genellikle%75 Often – Sık sık%50 Sometimes – Bazen%10 Seldom/Rarely – Nadiren%0 Never – Hiç, hiçbir zaman, asla***Bu zarflar bir işin hangi sıklıkta yapıldığını ifade etmek için kullanılır ve cümlede özne ile fiilin arasında yer alır.***ExamplesI always train often goes to the sports never play computer Frequency And Time Expressions Diğer Sıklık ve Zaman İfadeleriEvery morning …Every dayEvery weekEvery monthEvery yearEvery April …Every summer …Every Monday…Every weekendEvery lessonOnce a dayOnce a weekOnce a monthOnce a yearTwice a day …Three times a day …Four times a day ……Two hours a day…Seven days a week…earlylateat 730at 1100 …in the morningat noonin the afternoonin the eveningat nighton Sundays/Mondays …afterbeforeuntilfrom …. to ….*** Bu kelime ve kelime grupları da işin hangi sıklıkta kaç kez yapıldığını ya da ne zamanlar yapıldığını ifade etmek için kullanılır.***ExamplesI get up early every go to cinema every goes to Erzurum every go to theatre once a goes to a tennis course twice a travel three times a have a big breakfast on read a book two hours a work seven days a sleep go to school at 08 have dinner with my family in the sleep early on have basketball course from 4 o’clock to five o’ read a book after 0900 .I do homework until eight o’clock in the InformationI like/love music. –> I like/love listening to prefer Jazz to Opera. –> I prefer listening Jazz to listening am interested in heavy metal. –> I am interested in playing the 2. Ünite Teen Life – Konu Anlatımı, görselleri ve daha fazlası için; 8. Sınıf Teen Life Konu Anlatımı PDF İndir
MİLLİ UYANIŞ YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER KONU ÖZETİ ABİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE OSMANLI DEVLETİ OSMANLI DEVLETİ HANGİ CEPHEDE? Savaşının Nedenleri Birinci Dünya Savaşı 28 Haziran 1914’te bir Sırp Milliyetçinin Saraybosna’da Avusturya-Macaristan Veliahtı ile eşini öldürmesi işe başlamıştır. Bu suikastin bir dünya savaşına yol açmasının iki temel nedeni vardır; aSÖMÜRGECİLİK YARIŞI Sanayi İnkılâbı sonrası sanayileşen Avrupa devletleri ürettikleri fazla ürünler için pazar, sanayileri için de hammadde arayışına girdiler. Bu durum Avrupa devletleri arasında sömürge rekabetini hızlandırmış çıkar çatışmalarına neden olmuştur. bMİLLİYETÇİLİK AKIMI Fransız İhtilalı’nın yaydığı Milliyetçilik akımı Avrupa’da siyasi ve sosyal hayatta büyük değişikliklere yol açtı. Her milletin kendi geleceğine kendisinin karar vermesi anlamına gelene Milliyetçilik akımı Osmanlı ve Avusturya Macaristan gibi çok uluslu devletlerin yıkımına neden oldu. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ BAŞLAMASI Avrupa devletleri arasındaki siyasi ve ekonomik rekabet gruplaşmalara neden oldu. İTTİFAK DEVLETLERİ VE İTİLAF DEVLETLERİ adı verilen bu gruplara zamanla değişik ülkeler katıldı. Avusturya Macaristan İmparatorluğu, Ferdinand’ın öldürülmesi üzerine Sırbistan’a savaş açtı. Rusya Sırbistan’ın yanında yer aldı… Fransa ve İngiltere’de Rusya’yı destekledi. Almanya ise Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun yanında yer aldı. Savaşın başlarında tarafsızlığını ilan eden İtalya bir süre Almanya’nın yanında ayrılarak İtilaf devletlerinin yanında savaşa girdi. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA TARAFLAR İTTİFAK DEVLETLERİ İTİLAF DEVLETLERİ Almanya İngiltere Avusturya-Macaristan Fransa İtalya Rusya Savaşa sonradan katılanlar Osmanlı Devleti İtalya Bulgaristan ABD Yunanistan Romanya İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİNİN OSMANLI ÜZERİNDEKİ PLANLARI ÜLKE Osmanlı Üzerindeki Planı ÜLKE Osmanlı Üzerindeki Planı ABD Bağımsızlığını yeni kazanmış olmasına rağmen, hızla gelişmiştir. Osmanlı ülkesinde hastane, okul, matbaa kurarak siyasi ve ekonomik hâkimiyetini arttırmıştır. İNGİLTERE Sömürgelerine giden yol Osmanlı üzerinden geçtiği için 19. yüzyıla kadar Osmanlının toprak bütünlüğü korudu. Ama daha sonra Osmanlı, Almanya’ya yaklaşınca, Ortadoğu petrollerini ele geçirmek için Arapları Osmanlıya karşı kışkırtmıştır. AVUSTURYA-MACARİSTAN İMPARATORLUĞU Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki topraklarını alarak Ege Denizine ulaşmayı planlıyordu. Osmanlı gibi çok uluslu bir imparatorluktu. Bu durum varlığını tehdit ediyordu. Ayrıca Rusya’nın Panslavizm politikası toprak bütünlüğünü etkileyince Osmanlı ile aynı tarafta 1. Dünya Savaşına girdi. İTALYA Yeni gelişmekte olan bir devlet olarak Osmanlı’dan toprak koparabilmek için büyük devletlerin desteğine ihtiyaç duymuş ve onlarla hareket etmiştir. RUSYA İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını ele geçirerek Sıcak denizlere inmeyi ve başkenti İstanbul olan bir Slav imparatorluğu kurmayı planlıyordu. Bunun içinde Osmanlı içersindeki Ortodoksları isyana teşvik etti. ALMANYA Ortadoğu’da etkin olabilmek için ekonomik yatırımlar ve askeri uzmanlar göndererek hem ekonomik hem de askeri yönden etkinliği arttırmaya çalışmıştır. Birliğini geç tamamladığı için biran önce İngiltere gibi sömürgelerini arttırmak istiyordu. FRANSA Osmanlı içersindeki azınlıkları kışkırtarak toprak koparmayı planlıyordu BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA OSMANLININ SAVAŞTIĞI CEPHELER OSMANLI DEVLETİNİN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINA GİRMESİ; Osmanlı Devleti’nin topraklarının geniş olması, coğrafi konumunun uygun olması nedeniyle her iki taraf içinde önem kazanıyordu. Almanya yanında savaşa girerse savaştaki yükünün azalacağını, padişahın halife sıfatı sayesinde tüm Müslümanları savaşa katmayı düşünüyordu. İtilaflar ise savaşı geniş bir alana yayılmaması için Osmanlının savaşa girmesini istemiyorlardı. Sonuçta Osmanlı yöneticileri savaş Almanya yanında girme kararı aldılar. İngilizlerden kaçan iki Alman gemisi GOEBEN VE BRESLAU Osmanlıya sığınınca Osmanlı bu gemileri satın aldığını duyurdu. Gemilerin isimleri YAVUZ ve MİDİLLİ yapıldı. Bu gemiler aynı gece Karadeniz’e açılarak Rus limanlarını bombalayınca Osmanlı savaşa girmiş oldu BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SONA ERMESİ Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı uzayınca asker ve malzeme yetersizliği yüzünden zor durumda kaldı. Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle Osmanlı’nın Avusturya ce Almanya ile bağlantısı kesildi. Bu yüzden ateşkes istemek zorunda kaldı. BGELDİKLERİ GİBİ GİDERLER BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SONA ERMESİ Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı uzayınca asker ve malzeme yetersizliği yüzünden zor durumda kaldı. Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle Osmanlı’nın Avusturya ve Almanya ile bağlantısı kesildi. Böyle bir ortamda ülkeyi savaşa sokan İttihat ve Terakki Partisi hükümetten çekildi. Yeni kurulan hükümet ateşkes istemek zorunda kaldı. MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI VE MADDE YORUMLARI Mondros Ateşkes Antlaşması itilaf devletlerinin kendi aralarında daha önceden yaptıkları gizli antlaşmalara dayanıyordu. Toplam 25 maddeden oluşan antlaşmanın önemli maddeleri şunlardır MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI 30 EKİM 1918 MADDE YORUM Çanakkale ve İstanbul boğazları açılacak ve bu yerdeki istihkâmlar4, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecektir. 1. Madde *İstanbul ve Anadolu arasındaki bağlantı kesilmiştir. *İstanbul’un güvenliği tehlikeye girmiştir. Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için bırakılacak bir miktar kuvvet dışında Osmanlı ordusu derhal terhis5 edilecektir. 5. Madde *Osmanlının savunma gücü ortadan kaldırılmıştır. *İtilaf Devletleri, Anadolu’yu işgal etmelerini engelleyecek güçleri ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır. devletleri,güvenliklerini tehdit edecek bir durumda,istedikleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekler. 7. madde *Antlaşmanın en ağır maddesidir. İtilaf Devletleri Anadolu’da istedikleri yerleri işgal edebilmek için hukuki bir dayanak elde etmişlerdir. *Anadolu’nun tamamı işgal tehdidi altını girmişlerdir. İtilaf devletleri, Osmanlı demiryollarından istifade edecek ve Osmanlı ticaret gemileri İtilaf Devletlerinin hizmetinde bulundurulacaktır. 8. Madde *İtilaf Devletleri Osmanlı Devletinin ulaşım ve ekonomik imkânlarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istemişlerdir. Toros tünelleri İtilaf devletleri tarafından işgal edilecektir. 10. Madde *İtilaf devletleri önemli geçit yerlerini kontrol ederek Osmanlı ülkesindeki ulaşımı denetim altına almak istemişlerdir. Hükümet haberleşmesi dışında telsiz, telgraf ve kabloların denetimi İtilaf Devletlerinin denetimine geçecektir. 12. Madde *İtilaf devletleri ulaşım ve haberleşme hatlarını kontrol ederek işgallerin diğer bölgelerde duyulmasını ve Türk halkının organize olarak işgaller karşı koymasını engellemek istemişlerdir. Doğudaki Altı vilayette Erzurum, Van, Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Bitlis bir karışıklık çıkması halinde, İtilaf devletleri,bu vilayetlerden herhangi bir kısmını işgal edebilecekler. 24. madde *Bu madde ile Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurulması amaçlanmıştır. İtilaf Devletleri ateşkes hükümlerini her türlü yoruma açık şekilde hazırlamışlardı. Böylece istedikleri gibi uygulayacaklardı. MONDROS’UN ÖNEMİ Osmanlı Devletinin başkenti İstanbul, 13 Kasım 1918’de İtilaf Devletleri savaş gemilerinden oluşan bir filo ile fiilen işgal edildi. Türk tarihinde imzalanmış en ağır şartlara sahip antlaşma Mondros’tur. Bu antlaşma ile Osmanlı devleti fiilen tarihe karışmıştır. En ağır maddeleri şunlardı MADDE İtilaf devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumda,istedikleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekler. 7. madde GİZLİ AMAÇ Anadolu’nun diğer yerlerini de işgal edebilmek için uygun koşulları oluşturmak ve dayanak sağlamak. 24. MADDE Altı vilayette Erzurum, Van, Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Bitlis bir karışıklık çıkması halinde,itilaf devletleri,bu vilayetlerden herhangi bir kısmını işgal edebilecekler. 24. madde GİZLİ AMAÇ Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurmak. İŞGALLER Ateşkes Antlaşması savaşı bitiren geçici bir antlaşmadır. Asıl durum barış antlaşması imzalandıktan sonra ve hükümetler tarafından onaylanmasına rağmen itilaf devletleri barış antlaşmasını beklemeden Osmanlı topraklarını işgal etmeye başladılar. Mondros’tan sona işgal edilen yerler şöyledir İNGİLİZLER Musul, Antep, Urfa, Maraş Dana sonra bu üç şehri yaptıkları bir antlaşma ile Fransızlara bıraktılar Ayrıca Afyon, Eskişehir, İzmit, Samsun, Merzifon ve Batum’a asker çıkardılar. MONDROSTAN SONRA İLK İŞGAL EDİLEN YER MUSUL/ 3 KASIM 1918 FRANSIZLAR Adana ve çevresini İTALYANLAR Antalya ve Konya YUNANLILAR İzmir ve çevresini ERMENİLER Kars ve Sarıkamış çevresini GÜRCÜLER Batum ve çevresini Wilson Prensipleri İlkeleri ABD Başkanı Wilson Birinci Dünya Savaşından sonra 8 Ocak 1918’de bazı ilkeler yayımladı. 14 maddeden oluşan bu ilkelerde; gizli antlaşmalar yapılmamasını, antlaşmaların açık ve şeffaf olmasını, yenen devletlerin yenilen devletlerden toprak almamasını, milletlerin çoğunluk olduğu yerlerde kendilerine bağımsızlık tanınmasını, Türklerin çoğunlukta olduğu yerlerden hâkimiyetin onlara ait olmasını ve Boğazların tüm milletlere açık olmasını istedi. Wilson İlkelerinde yer alan “Yenen devletler yenilen devletlerden toprak almayacaktır” maddesi savaşın bitişini hızlandırmıştır. PARİS BARIŞ KONFERANSI 18 OCAK 1919 Toplanma Amacı Birinci Dünya Savaşı sonunda yenen devletlerle yenilen devletler arasında yapılacak barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek. Konferansın İki Önemli Gündem Maddesi 1- Savaş sonrası Avrupa haritasını yeniden çizmek. 2- Osmanlı topraklarının paylaşım planını yeniden yapmak. [İtilaf Devletleri Birinci Dünya Savaşı öncesinde zaten Osmanlıyı gizli anlaşmalarla paylaşmışlardı. Ama kendisine Boğazlar ve İstanbul verilen Rusya’nın 1917’de Bolşevik ihtilali sonrasında savaştan çekilmesi İtilaf Devletlerinin yeni bir paylaşım planı yapmasını gerektirdi.] Katılan Ülkesi sayısı 32 Başkanlık Eden Ülkeler ABD, Fransa ve İngiltere İtilaf devletleri, Paris Barış Konferansında, ABD Başkanı Wilson tarafından belirlenen ilkelere ters düşmemek ve sömürge düzenini devam ettirmek üzere MANDA VE HİMAYECİLİK adı verilen yeni bir sistem ortaya koydular. MANDA VE HİMAYECİLİK Kendisini idare edemeyecek kadar zayıf ve güçsüz ülkelerin güçlü devletler tarafından yönetilmesi sistemi İZMİR’İN İŞGALİ 15 Mayıs 1919 Birinci Dünya Savaşından önce Batı Anadolu bölgesi İtalya’ya vaat edilmişti. Ama İngiltere burada güçlü İtalya yerine kolaylıkla yönlendirebileceği bir Yunanistan’ın olmasını çıkarlarına uygun buldu. Paris Barış Konferansında bu yüzden İzmir’i Yunanlıların işgal edilmesine karar verildi. Bu durum İtilaf devletleri arasında görüş ayrılığı bulunduğunu göstermektedir. Yunanlılar İtilaf Devletlerinin donanmasının da desteği ile 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal ettiler. İşgal ettikleri yerlerde katliama giriştiler. İzmir’in işgali Anadolu’da geniş yankı buldu. CCEMİYETLER Osmanlı devletinin Mondros’tan sona başlayan işgallere sessiz kalması üzerine Türk halkı işgallere karşı sessiz kalmayacağını gösterdi. Bu amaçla Anadolu’nun pek çok yerinde cemiyetler kuruldu. Bu cemiyetler, halkın direnişe karşı önce protesto mitingleri düzenlediler, protesto telgrafları çektiler. Silahlı direniş için hazırlık yaptılar. Basın yoluyla işgallerin haksızlığını dünyaya duyurmayı amaçladılar. Bununla birlikte azınlıklar ve bazı Osmanlı vatandaşları da işgallerin kolaylaştırmasını sağlamak, devlet kurmak, değişik çıkarler elde etmek için cemiyetlerde kurdular. BU YÜZDEN CEMİYETLERİ KENDİ ARASINDA MİLLİ VARLIĞA YARARLI CEMİYETLER VE MİLLİ VARLIĞA ZARARLI CEMİYETLER olarak ikiye ayırıyoruz. MİLLİ VARLIĞA YARARLI CEMİYETLER A Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti 1919’da Sivas’ta kuruldu. Ülkenin birliği ve bağımsızlığı için İtilaf devletlerine karşı protesto mitingleri düzenledi, telgrafları çekti. B Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti 1918’de Edirne’de kuruldu. Bölgedeki Yunan işgaline direnmek ve iddialarına cevap vermek amacındaydı. C İzmir Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye Cemiyeti İzmir’de çoğunluğun Türklere ait olduğunu tüm dünyaya duyurmak ve ispat etmek amacıyla kuruldu. Direniş hareketlerine silah ce cephane sağladı. D Vilayat-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Doğu illerimizde kurulacak Ermeni devletine karşı kuruldu. Gazete çıkararak Vatan/Fransızca; Hadisat/ Türkçe propaganda yaptı. E Trabzon Muhafazai- Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Doğu Karadeniz’de hak iddia eden Rum ve Ermenilerle mücadele etmek için 1918’de kuruldu. F Kilikyalılar Cemiyeti Adanalılar, Tarsuslular, Maraşlılar ve Antepliler tarafından 1918’de kuruldu. Bölgedeki işgallere karşı direnişi örgütlemek amacındaydı. G Milli Kongre Cemiyeti 70 kadar cemiyetin ikişer temsilcisinin katılımı ile 1918’de İstanbul’da kuruldu. Amacı dünyada Türkler aleyhinde yapılan olumsuz propagandalara yayın yoluyla cevap vermekti. Diğer cemiyetlerin aksine amacı bölgesel değil ulusal olan bir cemiyettir. YARARLI CEMİYETLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra İzmir’in işgal edilmesiyle kuruldular. Düşman işgalini önlemek ve Türk milletinin bağımsız yaşamasını sağlamayı amaç edinmişlerdir. Önceleri yayın yoluyla mücadeleyi, sonraları silahlı mücadeleyi benimsemişlerdir. Türk halkını teşkilatlandırmak için bölgelerinde kongreler toplamışlardır. Ortaya çıkmalarında Türk milliyetçiliği vardır; milli mücadelenin temelini atmışlardır. MİLLİ VARLIĞA ZARARLI CEMİYETLER 1-AZINLIKLAR TARAFINDAN KURULANLAR A Mavri Mira Cemiyeti Amacı Bizans devletini yeniden diriltmek,Ege Bölgesinde çeteler kurarak Yunan işgalini kolaylaştırmaktı. B Pontus Rum Cemiyeti Amacı Samsun merkez olmak üzere Doğu Karadeniz’de bir Rum devleti kurmaktı. C Hınçak ve Taşnak Cemiyeti AZINLIKLAR TARAFINDAN KURULAN ZARARLI CEMİYETLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ İtilaf devletlerini destekleyerek işgallerin genişlemesine neden olmuşlardır. Milli Mücadele sırasında Türk halkının işgallere karşı örgütlenmesine engellemeye çalışmışlardır. Örneğin Trabzon’daki bir Rum matbaası, Trabzonlu Rumlara karşı haklı uyanık olmaya çağıran İstiklal Gazetesini basmamıştır. Milli Mücadele döneminde ayaklanmalar çıkararak işgallere karşı etkili bir silahlı mücadele yapılmasını engellemişlerdir 2-TÜRKLER TARAFINDAN KURULANLAR A Kürt Teali Cemiyeti Amacı Doğu illerimizi kapsayacak ayrı bir devlet kurmaktı. B Hürriyet ve İtilaf Fırkası 1911’de İttihat ve Terakki Cemiyetine karşı kuruldu. Mondros’tan sonra Milli Mücadeye muhalefet etti. C İngiliz Muhipleri Cemiyeti Amacı İngiliz mandasını sağlamaktı. D İslam Teali Cemiyeti Amacı İngilizlerin desteğini sağlayarak saltanat ve hilafetin devamını sağlamaktı. TÜRKLER TARAFINDAN KURULAN ZARARLI CEMİYETLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri tarafından desteklenmişlerdir. Manda ve Himaye fikrini savunarak işgallere karşı milli birlik ve beraberliğin sağlanmasını engellemişlerdir. Anadolu’da TBMM’ye karşı çıkan ayaklanmaları desteklemişlerdir Hemen hemen her zararlı cemiyetin faaliyetlerine karşı o bölgede yararlı cemiyetler kurulmuştur. Örneğin, Mavri Mira Cemiyeti İzmir Müdaafa-i Hukuk Cemiyeti Pontum Rum Cemiyeti Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Hınçak ve Taşnak Cemiyetleri Vilayet-i Şarkiye Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Milli Varlığa yararlı cemiyetler bölgesel olarak kurulmuştu. Yani her cemiyet kendi bölgesinin işgalden kurtarılmasına önem veriyordu. Yurdun tamamını kurtarmak amacını güden cemiyet yoktu. Bunun farkında olan Mustafa kemal, birleştirici ve bütünleştirici gücünü kullanarak tüm yararlı cemiyetleri Sivas Kongresinde ANADOLU VE RUMELİ MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ adı altında birleştirmiştir. KUVAY-I MİLLİYE İşgallerin ardından işgale uğrayan bölgelerde halk tarafından oluşturulan silahlı birliklere Kuvay-ı Milliye Milli Kuvvetler adı verilir. Düzensiz, disiplinsiz, ihtiyaçlarını halktan karşılayan ve kendi bölgesini kurtarmayı düşünen gruplardır. Kuvay-ı Milliyenin en önemli yararı işgalleri ve düşmanın ilerleyişini yavaşlatmalarıdır. Kuvay-ı Milliye aynı zamanda milleti kurtuluşa götüren ruhu temsil eder. Mustafa Kema, Kuvay-ı Milliyeyi şöyle tanımlamıştır “Kuvayımilliye, milletin ruhundan ve sonsuza kadar yaşama eve bağımsızlık istediğinde doğmuş bir birliktir ki, o hiçbirşey yok edemeyecektir.” *Yararlı Cemiyetlerin öncülüğünde çekilen protesto telgrafları ve yurdun her tarafında yapılan mitingler işgallere karşı ilk tepkilerdi. Özellikle İstanbul’da İzmir’in İşgalini protesto etmek için Halide Edip Adıvar’ın da konuşma yaptığı büyük mitingler düzenlendi. DVE MİLLİ MÜCADELE BAŞLIYOR… ORDU MÜFETTİŞİ 19 Mayıs 1919Mustafa Kemal’in beklediği fırsat çok geçmeden ortaya çıktı. Doğu Karadeniz’deki Rum çetelerine karşı Türklerin harekete geçmesi İtilaf Devletlerini rahatsız etti. Eğer bölgede olaylara engellenmezse Mondros’un 7. maddesine dayanarak burayı işgal edeceklerini bildirdiler. İstanbul hükümeti 9. ordu müfettişi olarak Mustafa Kemal’i olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderdi. Mustafa Kemal’den beklenen bölgedeki durumu incelemesi ve gerekli tedbirleri almasıydı. Mustafa Kemal’in amacı ise Anadolu’ya geçerek Milli Mücadeleyi başlatmaktı. Mustafa Kemal, 9. ordu müfettişi olarak 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile ayrıldı. Bandırma Vapurunda Mustafa Kemal Paşa’dan başka 22 kurmay, 25 er ve erbaş, 8 katip ve müşavir, 21 gemi personeli olmak üzere toplam 76 kişi bulunuyordu. 19 Mayıs 1919’sa Samsun’a ayak bastılar. Samsun’da güvenliği sağlayan, hazırladığı bir raporu İstanbul’a gönderen Mustafa Kemal hemen arkasından ordu ile temas kurdu. Özellikle askerlerini dağıtmayan iki komutan olan Erzurum’daki Kazım Karabekir ve Ankara’daki Ali Fuat Paşa’ya telgraf çekerek kendisi ile iletişime geçmelerini istedi. Böylece düzenli askeri birlikleri mücadele için kullanmak için ön hazırlık yapıyordu. Samsun, İngiliz işgali altında olduğu için burada milli mücadele için rahat çalışmayacağını düşünen Mustafa Kemal, Samsun’un ilçesi HAVZA’ya geçti. HAVZA GENELGESİ 28 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Havza’da hazırladığı bir genelgeyi valiliklere, komutanlara ve Anadolu’daki milli kuruluşlara gönderdi. HAVZA GENELGESİ İLE MUSTAFA KEMAL MİLLİ BİLİNCİ UYANDIRMAK VE HALKI HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN ; 1-Yurdun her tarafından protesto mitingleri düzenlenmesini istemiştir.Bu amaçla ilk miting Havza’da yapılmıştır 2-İtilaf devletlerine protesto telgrafları çekilmesini istemiştir. 3-Gerekirse silahlı mücadele için çetelerden yararlanılmasını istemiştir. 4-Düzenli ordunun dağıtılmaması gerektiğini ifade etmiştir.KAZIM KARABEKİR’E ÇEKTİĞİ TELGRAFTAN MUSTAFA KEMAL’İN SİLAHLI MÜCADELE İÇİN PLANLAMA YAPTIĞINI RAHATLIKLA ANLAYABİLİRİZ. ÖNEMİ VE SONUÇLARI Havza Genelgesinin arkasından Mustafa Kemal 8 Haziran 1919’da İstanbul’a çağrıldı. Bu çağrıya net cevap vermedi. Ama zamanının azaldığını anladı. Havza’da da güvende olmadığını hissedince Amasya’ya geçmeye karar verdi. AMASYA GENELGESİ 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelen Mustafa Kemal burada halk tarafından büyük coşkuyla karşılandı. Buraya arkadaşları Rauf Bey, Refet Bey, Ali Fuat Paşa’yı da davet eden Mustafa Kemal onlarla Milli Mücadele’nin planlamasını yaptı. Mustafa Kemal’in hazırladığı metin Rauf Bey, Refet Bey, Ali Fuat Paşa ve Kazım Karabekir’in de telgrafla onayı alındıktan sonra genelge olarak telgraf yoluyla tüm yurda duyuruldu. Genelgenin maddeleri şöyleydi –Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir. Kurtuluş Savaşının Gerekçesi – İstanbul hükümeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor. Kurtuluş Savaşının gerekçelerinden birinin de İstanbul Hükümetinin millete karşı görevini yerine getirememesi –Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Kurtuluş Savaşının Yöntemi ve amacı –Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. Kurtuluş Savaşı kişisellikten çıkartılarak kurumsallaştırılmıştır. İlk defa milli bir kurulun varlığından bahsedilmiştir. –Anadolu’nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta hemen milli bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır. –Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir. Milletingüvenini kazanmış, Milli Mücadele taraftarı kişilerin seçilmesine çalışılmıştır –Her ihtimale karşı bu mesele milli bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar. İstanbul hükümetinin ve İtilaf devletlerinin Sivas Kongresini engellemeye yönelik faaliyetlerine karşı önlem alınmıştır GENELGENİN ÖNEMİ Kurtuluşu Savaşının AMACI, GEREKÇESİ ve YÖNTEMİ Amasya Genelgesinde belirtilmiştir. Bu genelge Kurtuluş Savaşı için atılmış ilk önemli adımdır. Milli Mücadelenin topyekun bir mücadele olduğu konusuna vurgu milletinin milli egemenliği ancak kendi gücü ve çabasıyla kazanabileceğine dair bir çağrı niteliğindedir. ASKERLİKTEN İSTİFA Amasya Genelgesi’nin yayınlanması üzerine İtilaf Devletlerinin tepkileri iyice arttı. Mustafa Kemal’in derhal çağrılması için İstanbul Hükümetine baskı yaptılar. 7-8 Temmuz 1919 gecesi saray tarafından kendisine bir telgraf çekilen Mustafa Kemal’den İstanbul’a dönmesi istendi. Mustafa Kemal reddetti. Bunun üzerine “O halde resmi göreviniz sona ermiştir.” denildi. Mustafa Kemal’de 8 Temmuz 1919 gecesi askeri ve resmi görevinden istifa ettiğini bildirdi. Artık sivil biriydi. Gücünü milletten alacaktı. İstifa ederek milletinin menfaatini herşeyin üstünde tuttuğunu göstermiş oldu. ERZURUM KONGRESİ 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 Mustafa Kemal, Amasya Genelgesinin arkasından Kazım Karabekir ile buluşmak üzere Erzurum’a geldi. Askerlikten istifası da bu şehirdeyken oldu. Sivil olmasına ve hiçbir yetkisi olmamasına rağmen Kazım Karabekir’im “Emrinizdeyim Komutanım!” sözü Milli Mücadelenin tartışılmaz lideri olduğunu gösterdi. Bu söz Milli Mücadelenin kaderini etkiledi. Mondros’un 24. maddesi gereğince Doğu Anadolu’da kurulması düşünülen bir Ermeni Devletine karşı alınacak önlemleri tartışmak üzere Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından Erzurum’da bir kongre düzenlendi. Bu kongreye Mustafa Kemal de davet edildi. Kongreye daha çok doğu illerinden Erzurum, Trabzon, Sivas, Van ve Bitlis gelen 57 delege katıldı. Mustafa Kemal de Erzurum Delegesi ile katıldı ve kongrenin açıldığı gün Mustafa Kemal oyçokluğu ile kongre başkanlığına seçildi. ERZURUM KONGRESİNDE ŞU KARARLAR ALINDI… 1-Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. Milli sınırlar kavramıyla Türklerin çoğunlukta olduğu yerler ifade edilerek Türk vatanının bölünmez bir bütün olduğu vurgulanmıştır. 2- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve İstanbul Hükümeti’nin dağılması hâlinde, millet topyekün kendisini savunacak ve direnecektir. İşgallere karşı direniş hareketlerinin birleştirilmesi amaçlanmıştır. 3- Vatanı korumaya ve istiklâli elde etmeye İstanbul Hükümeti muktedir olamadığı takdirde bu amaca ulaşmak için geçici bir Hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri millî kongrece seçilecektir. Kongre toplanamazsa, bu seçimi Heyet-i Temsiliye Temsilciler Kurulu yapacaktır. İstanbul Hükümetinin teslimiyetçi politikası nedeniyle böyle bir karar alınmıştır. 4- Kuvâ-yı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve millî İradeyi hâkim kılmak temel ilkedir. Milli bağımsızlık ve millet egemenliği temel amaç olarak belirlenmiştir. 5- Hıristiyan azınlıklara siyasî hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. Azınlıkların bağımsız devlet kurmak istemelerine karşı çıkılmıştır. 6- Manda ve himaye kabul olunamaz. Tek koşul tam bağımsızlıktır. 7- Millî Meclisin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin Meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır. Halkın yönetim üzerindeki etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır. ÖNEMİ 1-Toplanış açısından bölgesel aldığı kararlar bakımından ulusal bir kongredir. 2-Kongrede alınan kararları uygulamak amacıyla 9 kişiden oluşan Temsil Heyeti burada oluşturuldu ve başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. Bu heyet milleti temsil edecek ve hükümet gibi çalışacaktı. 3-Manda ve himaye ilk kez Erzurum Kongresinde reddedildi. 4-İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiştir. 5-Azınlıklara yeni haklar verilemeyeceği belirtildi. SİVAS KONGRESİ 4-11 EYLÜL 1919 Erzurum’da çalışmalarını tamamlayan Mustafa Kemal ve arkadaşları Sivas’a doğru yola çıktı. Sivas’ta bir kongre toplanacağı kararı daha önce Amasya Genelgesinde alınmıştı. Çünkü güvenli bir yerdeydi, işgal altında değildi. İtilaf Devletleri ve İstanbul hükümeti kongrenin toplanması için çeşitli girişimlerde bulundular. Mustafa Kemal’in “İttihatçı” olduğu yalanını uydurdular. Elazığ Valisi Ali Galip’e Mustafa Kemal’i tutuklaması için emir verdiler. İtilaf devletleri Sivas’ı işgal edeceklerini bu önlemelere rağmen kongre 4 Eylül’de Sivas’ta toplandı. Kongre başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. KARARLARI Sivas Kongresinin iki temel gündemi vardı. Birincisi Erzurum Kongresi kararlarını yeni şartlara uyarlayarak aynen kabul etmek. İkincisi 25 delegenin imzalayarak sundukları manda ve himayenin kabul edilmesi durumunu görüşmekti. Yapılan uzun tartışmalardan sonra manda ve himaye kesin olarak reddedildi. Milli cemiyetlerin “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildi. Erzurum Kongresi kararları küçük değişikliklerle aynen kabul edildi. Temsil Heyeti üyesi sayısı 9’dan 15’e çıkarıldı. ÖNEMİ Toplanış ve aldığı kararla bakımından ULUSAL bir kongredir. Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir. Tek koşul TAM BAĞIMSIZLIK’ TIR. Milli cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildi. Böylece Milli Mücadelenin tek merkezden yönetilmesi ve ülke bütünlüğünü koruma çabaları Mustafa Kemal’in iyi bir yönetici ve devlet adamı olduğunu gösterir. İrade-i Milliye adı altında bir gazete çıkarılmasına karar verildi. Bu gazete, Sivas Kongresi kararlarını duyurmak amacıyla, bu kongre sırasında, 14 Eylül 1919’da Sivas’ta çıkmaya başlamıştır. İki hafta bir yayınlanıyordu. Atatürk’ün de başyazılarının yer aldığı gazete 254 sayı yayınlanmıştır. Amacı milli mücadelenin halka ve tüm dünyaya duyurulması yılı Mart ayında kapanmıştır. Ali Fuat Paşa Batı Cephesi komutanlığına atandı. Bu da Temsil Heyetinin hükümet gibi hareket ettiğini yürütme yetkisini kullandığını gösterir. AMASYA GÖRÜŞMELERİ 20-22 EKİM 1919 Damat Ferit Paşa’nın istifası n Sadrazam Damat Ferit Paşa, Milli Mücadeleyi engellemek için elinden geleni yapıyordu. Düşman işgalini kayıtsız şartsız kabul etmişti. Bırakın karşı koymayı işgale karşı koyulmaması için önlem almıştı. İstanbul’daki vatansever komutanların, yazarların, şairlerin tutuklanmasını sağlamıştı. İngilizlerin sözünden çıkmıyordu. Mustafa Kemal’in tutuklanması için çaba gösteriyordu. n Mustafa Kemal, Damat Ferit Paşa’nın tutumunu ve yapmak istediklerini bir telgrafla padişaha bildirmek istedi. Bu girişim Damat Ferit Paşa tarafından engellendi. Padişaha iletmek istediği telgrafın engellenmesi üzerine Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile tüm iletişimin kesilmesini istedi. Böylece, bundan sonraki tüm resmi belgelerin Sivas’taki Temsil Heyetine gönderilmesini istedi. Yazışmalar da aynı heyet ile yapılacaktı. n Ankara-İstanbul arasındaki iletişim kesilmişti. Bu durumdan etkilen Damat Ferit Paşa, Sadrazamlık görevinden istifa etmek zorunda kaldı. 30 Eylül 1919 Damat Ferit Paşa istifa edince yerine Ali Rıza Paşa sadrazam oldu. Kendisi Milli Mücadeleye daha ılımlı bakan biriydi. Ali Rıza Paşa yeni hükümeti kurmuştu. Yeni hükümetteki çoğu üye aslında Milli Mücadele’yi destekliyordu. Mustafa Kemal yeni hükümeti kuran Ali Rıza Paşa’ya bir telgraf çekerek Erzurum ve Sivas Kongresinde alınan kararlara uyarsa Kuvay-ı Milliye’den yardım göreceğini bildirdi. Temsil Heyeti ile Ali Rıza Paşa arasında görüşmeler başlamıştı. Her iki taraf telgrafla isteklerini birbirine bildiriyordu. Bu uzun telgraflaşmaların sonucu her iki taraf arasında görüşme yapılmasına karar verildi. n Ali Rıza Paşa’nın amacı Mustafa Kemal ile uzlaşmaktı. Mustafa Kemal’in amacı ise Milli Mücadele’yi, vatanın içinde bulunduğu durumun ciddiyeti İstanbul Hükümetine anlatmaktı. Görüşme için Amasya seçildi. Ali Rıza Paşa, Anadolu’ya Bahriye Nazırı görüşme için Deniz Bakanı Salih Paşa’yı gönderdi. Temsil heyetini ise Mustafa Kemal, Rauf Bey ve Bekir Sami Bey temsil edecekti. TEMSİL HEYETİ ANKARA’DA… 27 ARALIK 1919 Mustafa Kemal, kısa sürede ulusal bilincin oluşmasını sağlamıştı. Milli birlik ve bütünlüğün önemli olduğunu yaptığı çalışmalarla göstermişti. Temsil Heyeti üyeleri Sivas’ta bir süre kaldıktan sonra Ankara’ya gitmeye karar verdiler. 27 Aralık 1919’da Temsil Heyeti üyeleri Ankara’ya geldi. Halk onları coşkuyla karşıladı. Temsil Heyeti bundan sonraki çalışmalarını Ankara’dan yürütecekti Temsil Heyeti Neden Ankara’yı seçti? Temsil Heyeti’nin Ankara’yı seçmesinin nedenleri şunlardı. *Batı Cephesine yakın olduğu için gelişmeleri yakından izlemek. *İstanbul’a yakın olduğunu için buradaki gelişmelerden haberdar olmak. *Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra şehrin işgal edilmemiş olması. *Şehrin demiryolu ve karayolunun kesişme noktasında olması. *Şehrin güvenli bir konumda bulunması. *Ankaralıların Milli Mücadeleye büyük destek vermesi. SON OSMANLI MEBUSAN MECLİSİNİN AÇILMASI VE MİSAK-I MİLLİ İstanbul hükümeti Amasya Görüşmelerinde alınan kararlardan sadece bir tanesini kabul etti. Mebusan Meclisinin açılması için yurt genelinde seçimler yapıldı. Seçimi çoğunlukla Müdafaai- Hukuk Cemiyetinin üyeleri kazandı. Mustafa Kemal de Erzurum’dan milletvekili seçildi. Fakat Mustafa Kemal meclisin İstanbul’da açılmasına karşı çıkıyordu. Çünkü İstanbul işgal altınaydı. Burada açılacak mecliste milletvekillerinin bağımsız karar almaları zordu. Padişah ise meclis üzerinde otoritesinin kaybolacağını düşünerek meclisin İstanbul dışında açılmasına izin açılmasının temel nedeni İtilaf devletlerinin Osmanlı ile yapacağı antlaşmanın şartlarını belirmekti. MİSAK-I MİLLİ KARARLARI 28 Ocak 1920 Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında işgal altında olmayan Türk vatanının tümü ayrılmaz bir bütündür. [Yorum Milli sınırlar çizilerek ülke bütünlüğü vurgulanmıştır. ] Osmanlı Devletinin yalnızca Arap çoğunluğu bulunan ve Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanması sırasında İtilaf Devletleri ordularının işgalinde olan Arap memleketlerinin durumu, halkın serbestçe verecekleri oya göre tespit edilmesi gereklidir. Batı Trakya’nın durumunun tespitinde halkoyuna başvurulmalıdır. [Yorum Çoğunluğu Türk olmasına güvenilmiştir.] Kendi istekleriyle ana vatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Batum için gerekirse halkın oyuna başvurulmalıdır. [Yorum Çoğunluğu Türk olmasına güvenilmiştir.] İstanbul ve Marmara denizinin güvenliği sağlandıktan sonra Boğazların dünya ticaretine ve ulaşımına açılması sağlanacaktır. Müslüman olmayan azınlıkların hakları komşu ülkelerdeki Müslüman halkı da aynı haktan yararlanmaları koşuluyla kabul edilecektir. Milli ve ekonomik gelişmemizi mümkün kılmak amacıyla siyasi, adli, mali gelişmemize engel olan kapitülasyonlar kaldırılmalıdır. MİSAK-I MİLLİ’NİN ÖNEMİ Misak-ı Milli, Mustafa Kemal’in fikirlerinin ve Sivas Kongresi kararlarının, Osmanlı parlamentosunca kabul edilmesidir. İtilaf Devletleri ile yapılacak barışın esasları dünyaya duyurulmuştur. Misak-ı Milli Türk vatanının sınırlarını belirliyordu. Vurgulanan VATANIN PARÇALANMAYACAĞIDIR. Ulusal egemenlik ve bağımsızlığın önemli olduğu açıkça ifade ediliyordu. Bu kararlar ile yurdumuzun işgaline açıkça karşı çıkılıyordu. Bağımsızlık için her şeyin yapılacağı açıkça belirtiliyordu. Sivas Kongresinden sonra ilk siyasal zaferdir Son Osmanlı Mebusan Meclisinda kabul edilen MİSAK-I MİLLİ; *Osmanlı devletinin yapacağı barış antlaşmasının şartlarını belirlemiştir. *Türk devletinin sınırlarını çizmiştir. MİSAK-I MİLLİ SINIRLARIMIZ VE GÜNÜMÜZDEKİ SINIRLARIMIZ MİSAK-I MİLLİ’NİN SONUÇLARI n Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Misak-ı Milliyi kabul etmesini İtilaf devletlerini rahatsız etti. 13 Kasım 1918’de fiilen işgal ettikleri İstanbul’u bu sefer 16 Mart 1920’de resmen işgal ettiler. Milletvekillerinin çoğunu tutukladılar bir kısmını da Malta’ya basarak askerlerimizi şehit ettiler. Mustafa Kemal’in İstanbul’un işgal haberini Manastırlı Hamdi tarafından kendisine çekilen telgrafla aldı. Mustafa Kemal’in Mebusan Meclisi’nin İstanbul’da toplanmaması uyarısında ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. Bu onun İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ’nü gösterir. EEGEMENLİK MİLLETİNDİR Ulusal Egemenlik Devletin gücü olan egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olmasıdır. TBMM’nin açılması Ulusal Egemenlik ile ilgilidir. Tam Bağımsızlık Siyasi, ekonomik, hukuksal, kültürel ve tüm alanlarda özgürlük ve egemenliktir. Misak-ı Milli’nin ilan edilmesi tam bağımsızlıkla ilgilidir. İLK TBMM’NİN AÇILMASI 23 NİSAN 1920 İstanbul resmen işgal edildikten sonra Son Osmanlı Mebusan Meclisi kapatılmıştı. Gelişmeler üzerine Mustafa Kemal, valilere ve komutanlara bir genelge gönderdi. Bu genelgede hemen seçimlerin yapılmasını istedi. “Ankara’da olağanüstü yetkiler sahip” bir meclisin açılacağını bildirdi. Seçimler yapıldı. Kendisi de Ankara Milletvekili seçildi. Meclis 23 Nisan 1920’de törenle açıldı. Mebusan Meclisinin kapatılmasının arkasından Ankara’ya gelenler milletvekilleri de milletvekili kabul edildi. Meclisin açıldığı ilk gün yaşlı sıfatıyla başkanlığı ve ilk konuşmayı Sinop Milletvekili Şerif Bey yaptı. 24 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Meclis Başkanlığına seçildi. Aynı gün mecliste şu kararlar alındı. 1-TBMM yasama ve yürütme yetkisine sahiptir. YORUM yasama, yürütme, yargı yetkisinin tek bir kurumda toplanması GÜÇLER BİRLİĞİ İLKESİ’dir. Bu ilkenin benimsenmesinin en önemli nedeni olağanüstü koşullarında hızla karar almak ve uygulamaktı. 2- Meclisten seçilecek bir heyet meclise vekil olarak hükümet işlerini yürütür. Meclisin başkanı hükümetin de başkanıdır. 2 Mayıs 1920’de ise 11 bakandan oluşan ilk hükümet oluşturulmuştur. Meclis hükümeti sistemi ile çalışıldığı için bu hükümete TBMM HÜKÜMETİ adı verilir. TBMM’nin açılmasıyla Temsil Heyeti’nin görevi sona ermiştir. UNUTMAYIN!!! TBMM’nin açılmasının temelinde ULUSAL MİLLİ EGEMENLİK vardır. İLK TBMM’NİN ÖZELLİKLERİ 1- 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla milli egemenliğe dayalı yeni TÜRK DEVLETİ kurulmuştur. Türkiye Devletinin kuruluş tarihi 23 Nisan 1920’dir. 2-Birinci TBMM’nin görevi bağımsızlığı sağlamak ve devletin otoritesini güçlendirmekti. Bu yüzden öncelik kurtuluşa verilmiştir. 3-İlk TBMM’de milletvekili sayısı 390 kişiydi. Ama meclis 155 milletvekili ile açıldı. Bunun nedeni bazı milletvekillerinin subay, komutan,vali, müdür, müsteşar olmaları ve devlet işlerini yürütmek için görevlerinin başında olmalarıydı. İlk TBMM’de yaşları, eğitim düzeyleri, meslekleri, geldikleri yerler birbirinden farklıydı. Bu bakımdan tam bir MİLLİ MECLİS kimliğindeydi. Meclisin temeli MİLLİ EGEMENLİK ve TAM BAĞIMSIZLIK ilkelerine dayanıyordu. Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920’de TBMM Başkanı seçilmiş ve bu görevini Cumhurbaşkanı seçildiği 29 Ekim 1923’e kadar sürdürmüştür. FBÜYÜK MİLLET MECLİSİ İSYANLARA KARŞI *TBMM’nin açılış hazırlıklarının yapıldığı dönemde Damat Ferit Paşa İtilaf Devletleri tarafından tekrar sadrazamlığa getirildi. Damat Ferit Paşa, Anadolu’daki Milli Mücadele’yi durdurmak için İngilizlerin de desteğini alarak harekete geçti. Şeyhülislam’dan Mustafa Kemal’i ve Milli Mücadele’ye katılanları padişaha karşı gösteren bir fetva aldı. Bu fetva Anadolu’nun her yerine dağıtıldı. Ayrıca yerel ayaklanmalar el altından desteklendi. Onlarından sonuç getirmeyeceği anlaşılınca Kuvay-ı İnzibatiye adı verilen bir ordu kurdu. Bu ordu Kuvay-ı Milli’ye engellemek, Kuvay-ı Milliye’ye karşı ayaklananları desteklemek için kurulmuştu. Başlayan isyanlar TBMM’yi uzun süre uğraştırdı. Düşmanla mücadele edileceği yerde kardeş kanı dökülmesine ve Kurtuluş Savaşının kazanılmasının gecikmesine neden oldu. AYAKLANMALAR Ayaklanmaları kimin çıkardığına göre şu bölümlere ayırabiliriz 1-İstanbul Hükümetinin çıkarttığı ayaklanmalar Kuvay-ı İnzibatiye ve Anzavur Ayaklanmaları 2-İstanbul Hükümeti ile İtilaf Devletlerince ortaklaşa çıkartılan ayaklanmalar Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı, Yozgat, Afyon, Konya ve Milli Aşiret Ayaklanmaları 3-Azınlıkların çıkardığı ayaklanmalar Rum ve Ermeni ayaklanmaları 4-Milli Kuvvetler komutanlarının çıkardığı ayaklanmalar Demirci Mehmet Efe ve Çerkez Ethem ayaklanmaları TBMM’NİN İSYANLARA KARŞI ALDIĞI ÖNLEMLER A-Hıyanet-i Vataniye Vatana İhanet Kanununun çıkarılması İsyanların önlenmesi için TBMM’de 29 Nisan 1920’de Hıyanet-i Vataniye Vatana İhanet Kanunu çıkarıldı. Bu kanunun çıkarılmasının nedeni işgal güçlerine karşı tek bir vücut olarak mücadele etmek içindi. Bu kanunun ilk maddesi şöyleydi “TBMM’nin yasallığına karşı ayaklanmaya yönelik sözle, yazıyla ya da doğrudan doğruya bilerek karşı çıkan, yayında bulunan kişiler vatan hanini sayılacaklardır.” Kanunda hangi suçları işleyenlerin vatan haini olacağı ve bunlara ne kadar ceza verileceğini içeren maddeler vardı. B-İstiklal Mahkemeleri Hıyanet-i Vataniye Kanununa uymayanların cezalandırılmasını İstiklal Mahkemeleri yapacaktı. Bu mahkemeler 11 Eylül 1920’de kuruldu ve 3 üyeden oluşuyordu. Bu üyeler TBMM’deki Milletvekilleri arasından seçiliyordu. Bu durum TBMM’nin Yargı yetkisini kullandığını gösterir. Üyelerden biri başkan seçiliyordu. İstiklal Mahkemeleri isyan bölgelerine giderek hızla görev yaptı. İsyan edenleri cezalandırdı. İsyanların bastırılması ile TBMM’nin otoritesi güçlenmiştir. C-Halkı bilgilendirme İtilaf Devletlerinin ve İstanbul Hükümetinin halkı yanlış yönlendirmemesi için 6 Nisan 1920’de Atatürk tarafından Anadolu Ajansı tarafından kuruldu. Böylece halk doğru bilgilendirilmeye başlandı. D-Fetvalar alınması Damat Ferit Paşa’nın Şeyhülislamdan aldığı fetvaya karşı Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi’nin başkanlığında 153 müftünün imzalandığı bir fetva alındı. Bu fetva 5 Mayıs 1920’de tüm camilerde okunup halka duyuruldu. Ayrıca Hakimiyet-i Milliye Gazetesinin 22 Nisan 1920 tarihli sayısında yayınlandı. Fetvada Milli Milli Mücadelenin haklı olduğu, herkesin katılması gerektiği açıklanıyordu. GBARIŞ ANTLAŞMASI MI ÖLÜM FERMANI MI? *İtilaf Devletleri I. Dünya Savaşından sonra Osmanlı ile ateşkes antlaşması yapmalarına rağmen barış antlaşması yapmak için geciktiler. Peki acaba bBarış Antlaşması neden gecikti? Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 / Sevr Barış Antlaşması 10 Ağustos 1920 SAN REMO KONFERANSI 19-26 Nisan 1920 İtilaf Devletleri, Osmanlı ile yapacakları barış antlaşmasının şartlarını belirlemek istedi. Bu nedenle 19-26 Nisan 1920 tarihleri arasında İtalya’nın San Remo Konferansını topladılar. Bu konferansa Osmanlı’yı da davet ettiler. Konferansa İtalya, Fransa ve İngiltere başbakanları ile Belçika, Yunanistan, Japonya temsilcileri katıldı. Osmanlı adına ise konferansa Tevfik Paşa katıldı. İtilaf Devletleri hazırladıkları barış taslağını Tevfik Paşa’ya sunuldular. Tevfik Paşa barış şartlarını Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya bir mektupla bildirdi. Eğer barış şartları kabul edilirse Osmanlı devletinin yok olacağını belirtti. Barış şartları Osmanlı Bakanlar Kurulu tarafından incelendi. Padişahın onayı ile yeni bir taslak hazırlandı ve konferansa yollandı. İtilaf devletleri bu taslağı kabul etmedi. Sundukları barış şartları Osmanlı tarafından kabul edilmemesi üzerine kabulünü için Yunanlılara ilerleme emri verdiler. Yunanlılar, Balıkesir ve Bursa’yı işgal etti. Trakya’yı da ele geçirdi. Yunanlıların daha da ilerlemesinden çekinen Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit Paşa, antlaşmasının kabul edilmesini kararlaştırdı. İstanbul’da toplanan Saltanat Şurasında bir kişi dışında Topçu Korgeneral Rıza Paşa herkes antlaşmayı onayladı. Osmanlılar “Tamamen yok olmaktansa İstanbul ve Anadolu’da küçük Bir devlet olarak kalmak iyidir” düşüncesindelerdi. Tevfik Paşa başkanlığında bir heyet antlaşmayı imzalamak üzerine gönderildi. Sevr Barış Antlaşması 10 Ağustos 1920’de Paris yakınlarındaki Sevr kasabasında imzalandı. SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI 10 AĞUSTOS 1920 Toplam 433 maddeden oluşan antlaşmanın bazı önemli maddeleri şunlardır; *İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak fakat Osmanlı Devleti azınlıkların haklarını gözetmezse elinden alınacak, *Mondros Ateşkes Antlaşmasının gerekli durumlarda stratejik yerlerin işgalini ömgören 7.; karışıklık halinde altı doğu ilinin işgalini kabul eden 24., Toros tünellerinin işgaline dair 10. , haberleşmenin denetimine dair 12., ve askeri malzeme tahribine air 13. Maddeleri yürürlükte kalacaktır. YORUM İtilaf devletleri Osmanlı Devleti’ni teslim alan ve savunmasız bırakan bu hükümleri yürürlükte kalması işe Sevr Antlaşmasının uygulanmasını sağlayacak bir ortam hazırlamak istemişlerdir. *Boğazlar, her zaman bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve ayrı bayrağı ve bütçesi olan Boğazlar Komisyonunun idaresinde bulunacak, YORUM Osmanlı Devleti’nin boğazlar üzerindeki egemenlik hakkı sona ermiştir. *Zorunlu askerlik kaldırılacak. Osmanlı ordusu jandarma olmak üzere en fazla kişi olacak. Bu ordunun tank, ağır makineli tüfek, top ve uçağı olamayacak. YORUM Osmanlı savunmasız duruma getirilmiştir. *Azınlıklara geniş haklar verilecek, hükümet bu konuda sürekli denetlenecek. YORUM İtilaf devletleri Osmanlı Devletinin içişlerine karışma hakkı elde etmişlerdir. *Kapitülasyonlardan tüm devletler yararlanacak. Osmanlı Devleti savata yenilen devletlere savaş tazminatı ödeyecekti. YORUM Osmanlı devleti ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir. Sevr Antlaşmasına Karşı Mustafa Kemal’in ve Türk Milletinin tutumu Osmanlı Anayasasına göre uluslar arası antlaşmaların Mebusan Meclisi tarafından onaylanması gerekiyordu. Son Osmanlı Mebusan Meclisi Misak- Milli’nin kabul edilmesinin ardından dağıtılmıştı. Dolayısıyla Sevr Antlaşması Mebusan Meclisi tarafından onaylanmadığı için hukuken geçersiz bir antlaşmadır. Sevr Antlaşması, Türk Milletine yaşama hakkı tanımıyordu. Ölüm fermanı gibiydi. TBMM, Türk Milleri adına barış antlaşa yapma yetkisinin onun gerçek temsilcisi olan TBMM’de olduğunu vurgulamış, antlaşmayı kesinlikle kabul etmemiş imzalayanları vatan haini ilan etmiştir. Sevr Antlaşması Türk Milleti üzerinde olumsuz bir etki yaratmadı. Aksini vatan işgalden kurtarma azmini kamçıladı. Türk tarihindeki imzalanan ve uygulanmayan iki antlaşmadan biridir. Diğeri Ayastefanos Mustafa Kemal’in Sevr Antlaşmasına karşı tutumu şöyleydi
KONU ÖZETLERİ 12 Aralık 202112 Aralık konu özeti, mutasyon modifikasyon konu özeti, fen, fen fen ders notları, fen konu özeti, fen bilimleri, fen ders notları, fen konu anlatımı, fen mutasyon modifikasyon özet, modifikasyon, modifikasyon konu, mutasyon, mutasyon konu, mutasyon modifikasyon, fen 8 konu özeti, fen 8 özet, fen konu özeti, fen özet, Fen Bilimleri, fen bilimleri ders notları, fen bilimleri konu özeti, fen ders notları, fen konu anlatımı, fen konu özeti, fen konu özetleri, fenozom modifikasyon, fenozom mutasyon, modifikasyon, modifikasyon konu özeti, modifikasyon örnekleri, mutasyon, mutasyon konu özeti, mutasyon modifikasyon farkları, mutasyon modifikasyon konu anlatımı, mutasyon modifikasyon konu özeti, mutasyon örnekleri Mutasyon Modifikasyon Konu ÖzetiDNA’nın kendini eşlemesi esnasında oluşabilecek hatalı dizilimler canlının genetik özelliklerinin değişmesine sebep olabilir. DNA’da meydana gelen bu değişimlere mutasyon üreme hücrelerinde gerçekleşirse kalıtsal olur yani dölden döle vücut hücrelerinde meydana gelirse sadece o canlıyı üreyen canlılarda vücut hücresindeki mutasyon da oluşacak yeni canlılara NEDEN OLAN ETMENLERRadyasyonUltraviyole ışınlarBazı kimyasallarSigaraAşırı sıcaklıkNOT Mutasyonlar her zaman genlerde olmak zorunda değildir. Hücre bölünmesi esnasında kromozomların birbirinden ayrılmaması sonucu kromozom mutasyonları da MUTASYONLARAlbinolukDown SendromuOrak hücreli anemiAltı parmaklılıkİki başlı hayvanlarDört boynuzlu keçiYapışık ikizlilikBütün kanser çeşitleriHemofiliYapışık parmaklılıkRenk körlüğüYARARLI MUTASYONLARVan kedisiAnkara kedisiÇekirdeksiz üzümÜrün ve tohum sayısı artan bitkilerHIV virüsüne karşı direncin artmasıAkdeniz anemisine karşı direncin artmasıÖlümcül virüslerin insan vücudu için uyumlu hale gelmesi ve ölümcül olma durumunun ortadan kalkmasıANKARA KEDİSİMODİFİKASYONÇevre şartlarının etkisiyle canlının dış görünüşünde meydana gelen ve kalıtsal olmayan kalıtsal şartları etkisiyle oluşan değişimlerdir. Şartlar eski haline geldiğinde canlı da tekrar eski haline yapısı değişmez, sadece işleyişi NEDEN OLAN ETMENLERSıcaklıkIşık miktarıpH değeribeslenme şeklinem miktarıbasınçMODİFİKASYON ÖRNEKLERİHimalaya tavşanıHimalaya tavşanlarında beyaz tüyler kazınarak buz torbası bağlandığında tüyler siyah renkte sineğiSirke sineği 18 C civarında bir sıcaklıkta yetişirse kıvrık kanatlı olurken, 34 C civarında yetişirse düz kanatlı gelişimiDüzenli spor yapanlarda kaslar gelişir fakat sporu bırakırsa eski haline geri çiçeğiÇuha çiçeği 15-20 C sıcaklıkta yetişirse kırmızı, 30-35 C sıcaklıkta yetişirse beyaz renk çiçek bitkisiOrtanca bitkisi toprağın pH değeri düşükse mavi, yüksek ise pembe çiçek kovanında döllenmiş yumurtadan oluşan larvalar arı sütü ile beslenirse kraliçe arı, bal ve polen ile beslenirse işçi arıları ortamda çimlenen bitki yeşil renktedir fakat karanlıkta çimlenen bitki sarı renkte bitkisinin dağlarda yetişenleri kısa boylu, ovada yetişenleri uzun boylu Güneş altında uzun süre kalınca ten bronzlaşır ve kışın tekrar yapısı işleyişi hücrelerindeki mutasyonlar mutasyonlar dış görünüşte ortaya dış görünüşte ortaya aşırı sıcaklık, kimyasal maddeler, ultraviyole ışınlar, sigara mutasyona neden ışık miktarı, pH miktarı, beslenme şekli, nem modifikasyona neden Mutasyon Modifikasyon Konu ÖzetiFenozom’u Takip Edin!
8 sınıf 2 ünite konu anlatımı