🐎 Rüyada Hz Muhammed Ismini Söylemek
gvys. Genel 24 Görüntüleme Rüyada ismini söylemek ailesini de aynı ölçüde mutlu edip, gururlandıracak işler yapacağına, elindeki ile yetinmeyi bilen, çok küçük bir bütçeyle büyük işlere imza atan biri olduğuna, büyük maddi kazanç elde edileceğine ve zenginlik sahibi olunacağına, onların yanındayken her anın doyasıya tadını çıkaracağına, yaşadığı gergin ve zor günleri arkasında bırakacağına, en sıkıntılı ve korkutucu anda bile Allah’ın yardım edeceğine, sevdiklerini de koruyacağına, şerefi ve namusu ile yaşayıp gideceğine işaret eder. Rüyada ismini söylemek gördüyseniz Yeni birşeye başlamanız olasıdır. Rüyada mahmut ismini söylemek maddi ve manevi açıdan büyük zarar getireceğine, arkadaştan ya da eş dosttan medet umacağına, eşiyle arasında herhangi bir gizli saklı durumun kalmaması için her şeyi açık olarak konuşacağına alamet etmektedir. Rüyada bebek ismi söylemek nezaketsiz bir kişiye haddinin bildirileceğine, güçlü ve dimdik şekilde ayakta duracağına, yurtdışından gelen bir destek sayesinde istenen amaçlara ulaşılacağına rivayet eder. Rüyada muhammet ismini söylemek borçlarından ve sorunlarından kurtulacağına, ev taşımaya, sorunların artmasına ve işlerin iyice kötüye gitmesine sebep olunacağına işarettir. Rüyada sevdiğinin ismini söylemek içine düştüğü sıkıntılardan kurtulmak için çok büyük bir destek alacağına, hayatı boyunca, yaşadığı bu güzel olayları unutmayacağına, hayatın güzelliklerini görme ve yaşama fırsatı elde edeceğine delalet eder. Rüyada yusuf ismini söylemek hanede neşenin ve huzurun eksik olmayacağına ve gayrimenkul işine girileceğine, düşmanların yenilgiye uğratılacağına, sabırlı ve hırslı biri haline geleceğine rivayet eder. Rüyada erkek ismi söylemek toplum içindeki yerin değerleneceğine ve itibarın da artacağına, başarıya ve kazanca götürecek fırsatlar yakalamak için uğraşacağına, kendisini çok büyük sorunlar ile boğuşurken bulacağına işarettir. Rüyada kendi ismini söylemek zor durumların biteceğine, ferahlığa çıkılacağına, bir sebeple sırada bekleyen işlerin erteleneceğine, yaşamının daha güzel hale geleceğine, sorunlarının her geçen gün azalacağına işaret eder. Rüyada mehmet ismini söylemek ömrünün uzun olacağına, sahip olduklarının elinden kayıp gideceğine, sıkıntıların azalacağına, kıtlığın kaybolup yerine bolluğun geleceğine delalet etmektedir.
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Hz Muhammed İsmini Söylemek Görmek Rüyada hz muhammed ismini söylemek görmek tabiri Rüyada hz muhammed ismini söylemek görmek daha sonra iş hayatı içinde çok zor işler ile karşılaşıldığında aranan kişi olacağına, çalışmaların, deneyim kazanacağına ve yaşama karşı daha güçlü, hayallerinin gerçekleşmesi için ettiği duaların kabul olacağına, mutluluk ve sevinç dolu olaylar yaşanacağına, rahat şekilde yaşayacağına, hayal ettiği şeylere göstereceği azim sayesinde kısa sürede ulaşacağına, tabir olur. Ayrıca rüyada hz muhammed ismini söylemek görmek çok mutlu ve huzurlu bir hayata kavuşacağına ancak bu durumların her zaman yavaş yavaş gerçekleşeceğine, sorunların altından kalkmak için çeşitli kararlar vereceğine, zarar ettiği ya da beklemeye aldığı işleri kısa süre içinde düzeltip kara geçireceğine, sorunlar karşısında sağduyulu davranarak karlı çıkacağına, daha iyi hizmet vermek için hizmet politikasını gözden geçireceğine, kendisini üzen şeylerin sona ereceğine, yorumlanır. bir sebeple hiç istemediği halde büyük sıkıntılar yaşayacağı bazı durumlara düşeceğine tabir edilir. kendini yaradana daha yakın hissederek delalet eder. işlerinin günden güne bozulacağına alamet eder. kanına da kan katacak olaylar yaşanacağına yorulur. Dini olarak rüyada hz muhammed ismini söylemek görmek tabiri Dini olarak rüyada hz muhammed ismini söylemek görmek çok iyi giden işlerin duracağına, zor günlerde insanlara yardım edeceğine, geleceği için kayda değer girişimlerde bulunacağına, içinde bulunduğu şartların iyileşeceğine, ancak yakın bir kişiden kaynaklanacak olan bir sorunun daha büyük bir baş ağrısı yaratacağına, sorumluluklarının ve yükümlülüklerinin artacağına, hastalanacağına, kaderinin yüzüne güleceğine ve herşeyin istediği yönde ilerlemeye başlayacağına, delalet eder. Psikolojik olarak rüyada hz muhammed ismini söylemek görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada hz muhammed ismini söylemek görmek aydınlığa ve ferahlığa çıkacağına ve hep iyilik düşüneceğine, hayırlı kazanç kapılarının açılacağına, bir sebeple çok sıkıntılı bir dönem geçireceğine, kardeşiyle arasındaki sorunları çözeceğine, girilen işlerde çok büyük başarılar kazanılacağına, cevabın olumlu olması halinde çok istenen bir işe girileceğine eğer cevap olumsuz olursa yeni bir çalışmaya başlanacağına, hayırlı haberlere, KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
Rüyada hz ömer ismini söylemek hayat boyu kendisine yardım eden insanlar sayesinde hiçbir zorluk çekmeden yaşayacağına, büyük başarılar ve hayırlı kazançlar elde edeceğine, sermayesini kaybedeceğine, uzun zaman çalışmakla bile kapatılamayacak zararlara uğranacağına, çok kötü günler geçirileceğine, kudret sahibi olacağına, kendisine zarar vermek isteyenlerin kendi dertlerine düşeceklerine ve yakın zamanda hayatında çok daha hayırlı bazı olayların yaşanacağına, projenin gerçekleştirileceğine, maddi konularda zayıf düşeceğine, hayal kırıklığı yaşayacağına alamet etmektedir. Rüyada hz ömer ismini söylemek gördüyseniz Sakin şekilde fikirlerinizi beyan etmeye çalışmanızın faydasını görmezseniz konuyu bir süre rafa kaldırmanızda fayda var. Rüyada hz ömer ismini söylemek dini duygularının ve inancının güçleneceğine ve dolayısıyla da iç huzuru yakalayacağına, yeni bir ilişkiye başlayacağına alamet etmektedir. Rüyada bebeğe ömer ismini koymak kendisine büyük bir mutluluk kazandıracak bir haber alacağına, hayattan yana yüzünün güleceğine inanılır. Rüyada ömer ismini görmek nedir maddi sorunlardan uzak, kendisine yeten, güzel bir hayat süreceğine, sevilen ve saygı duyulan konumun korunacağına alamet eder. Rüyada ömer asaf ismini duymak tartışma yaşadığı kişilerle arasını düzelteceğine, sıkıntı getiren bir durumu düzelteceğine, işleriyle ilgili çok başarılı kararlar vereceğine, cebine giren paranın miktarının günden güne artacağına, keyfinden ve neşesinden kaybedeceğine, güçten ve takatten düşeceğine, işlerinin bozulacağına alamet etmektedir. Rüyada ömer ismini koymak doğru kişilerle çıkılan yolda büyük başarılar elde edileceğine, rüya sahibinin sağlığına geri kavuşacağına yorulmaktadır. Rüyada ömer faruk ismini görmek çok iyi düşünerek ve doğru kararlar vererek çok iyi işler yapacağına, haneye nifak gireceğine rivayet eder. Rüyada hz ömer ismini duymak hastalığın biteceğine, işlerin çok iyi bir hal alacağına, verilen sözlerin çok iyi bir şekilde yerine getirileceğine delalettir. Rüyada ömer ismini söylemek çok sıkıntılı durumlara düşüleceğine, iş hayatının bir daha düzelmemek üzere bozulacağına, sorunlarını bu sayede bitireceğine yorulur. Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
Rüyada Peygamber Efendimizi görmek; gamdan sonra feraha, borçlu ise borcunu ödeyeceğine, tutuklu ise tahliye olunacağına, korkuyor ise emniyete ulaşacağına, sıkıntı ve yokluk içinde ise, hayırlı nimetlerin artmasına, zengin ise parasının ve malının daha da artacağına, fakir ise ondan kurtulacağına, hasta ise iyileşeceğine delalet şu rüya tabiri ve yorumlara bakınız Adem Peygamber, Dört Büyük HalifePeygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur “Bir kimse rüyasında beni görse, o kimse ahirette en yakın bir sıfatla şefaatimle özel bir görüşle beni görür.” Başka bir rivayete göre “Bir kimse uykusunda beni görse, o kimse hakikaten ve gerçekten beni görmüştür.” diye Enes’in rivayetine göre; “Rüyasında her kim beni görürse, Cehenneme girmez, diye buyurmuştur. Yine bir hadis-i şerifte de “Bir kimse rüyasında beni görürse, o kimse gerçekten ve aynen beni görmüş gibi olur. Çünkü şeytan benim şeklime girmesi mümkün değildir.” Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa görmek, bütün sıkıntılardan kurtulup feraha çıkacağına delalet eder. O’nun mübarek yüzünü gören kimse cennetle müjdelenmiş Muhammed’i Rüyada Ayakta ve Kendisi ile Konuşur GörmekRüyada peygamber efendimizi ayakta ve kendisi ile konuşur bir durumda görmek, o kimsenin tuttuğu yolun iyiliğine ve peygamberimizin rızasına uygun olduğuna işarettir. Peygamber efendimizi arkası dönük olduğu halde yürür görmek, bir sefere çıkıp ondan hayır görmeyeceğine; aksine, kendisine doğru geldiğini görmek, çıkacağı seferden veya yapacağı işten hayır göreceğini efendimizle bir sofrada oturup yemek yediğini görmek, cennet taamından nasip alacağına ve dünya nimetlerinin de çoğalacağına, şefaatine nail olacağına delalet eder. Rüyada Muhammed Mustafa efendimizle birlikte bir rüyada deve üzerinde yolculuk yaptığını, fakat devesinin daima peygamber efendimizin devesinden çok gerilerde kaldığını ve ona yetişmek için çok çalıştığı halde bir türlü devesini yürütemediğini görmek, Fahr-i Alem efendimizin rızasına hilaf hareket ettiğinden tövbe etmesi gerektiğini gösterir. Ebu Hureyre Hazretleri şöyle rivayet etmiştir Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem buyurmuştur ki “Beni rüyasında gören mutlaka beni görmüştür, çünkü şeytan hiçbir vakit benim suretime giremez.” Şu halde Resulullah efendimizi gören, her ne şekilde olursa olsun, O’nun mübarek yüzü suyu hürmetine mutlaka sonunda hayır ve hasenata kavuşur. Günahlarından kurtulur, şefaatine mazhar Resulullah efendimizle bir cami veya mescitte, birlikte namaz kıldığını gören, dünya ve ahirette hiçbir musibete uğramaz, işleri daima yolunda gider, ahirette de makamı cennet olur. Rüyada Muhammed Mustafa efendimizle birlikte yolculuk ettiğini görmek, ibadetlerinin kabul edildiğine işarettir. Onunla bir mahallede oturup sohbet ettiğini gören, hastaysa şifa bulur; tutuklu ise kurtulur; büyük bir günah işlemişse tövbe ve istiğfar ettiği takdirde, şefaatine nail olarak günahlarından kurtulur. Resulü Ekrem efendimizi rüyada gören, bunu yapmayı düşündüğü bir işin sonunun kötü olduğuna bir ihtar kabul ederek, bu işi işlemekten vazgeçmelidir. O mübarek zat-i şerifi rüyasında ne şekilde olursa olsun, her gören dünya nimetlerinden faydalanır, sıkıntı içinde ise mutlaka feraha çıkar. Kendisinin ve ailesinin bütün keder ve sikintilari o aile içinden uzaklasir. Borçlu ise bütün borçlarından halas olur. Ailesinde veya kendinde bir hastalık varsa hepsinden şifa bulur ve sifa görür. Bkz. Kafile / KervanRüyada Peygamber Efendimizi mübarek merkad-i şeriflerinde ziyaret ettiğini görmek, Cafer-i Sadık yorumuna göre, onun cennetle müjdelendiğine delalet eder. Rasul-ü Ekrem Efendimizin mübarek kabirlerinden kalkarak yürüdüğünü görmek, ahiretinin selametine ve ecelinin yaklaştığına işarettir. Mübarek kabr-i şerifin içeriye girmeden, dışarıdan ziyaret ettiğini görmek, peygamber efendimizin şefaatine nail olmak için ibadetini sıklaştırmasına ve yoksullara yardım etmesi gerektiğine delalet eder. Her ne suretle olursa olsun, Muhammed Mustafa efendimizin rüyada mübarek yüzlerini görmek, dünya nimetlerinden daha üstün olan ahiret nimetleriyle müjdelendigine işaret sayılır. Bir başka rivayete göre de Sahih bir hadiste Hz. Peygamber den “Her kim beni rüyasında görürse o, uyanık bir halde de beni görecektir. Çünkü şeytan bana benzer bir surete giremez” şeklinde varit olmustur. Bir rivayette “Her kim rüyasında beni görürse muhakkak o, hak ve gerçek olarak beni görmüştür.” Alimler arasında hadisin manasında ihtilaf edilmistir. Bunlardan bir kısmı hadisi şerifin ifade ettiği şey, rüya sahibinin Hz. Resulullah görmesi, Resulullah bulunduğu heyet üzere olduğu takdirdedir. Bazıları da bunda mübalağa ederek, rüyayı gören Hz. Resulullah vefatı zamanında bulunduğu heyet üzere gördüğü takdirdedir, dediler. İbn-i Sirin bunlardandır. Alimlerden diğer bir kısmı da Hz. Resulullah hayatta bulunduğu şekilde görmek, sari değildir, dediler. İbn-i Arabi de bunlar arasındadır. Rüyada Hz. Resulullah bilinen sıfatlarıyla görmek, bizzat Hz. Peygamberi görmektir. Bilinen sıfatlardan başka şekilde görmek, Hz. Resulullah SAV’ın misalini idrak etmektir, demişlerdir. Öyleyse bütün hallerde Hz. Resulullah görmek, batıl ve karma karışık rüya değildir. Belki o rüya, bizatihi hak ve doğrudur. Her ne kadar bilinen sıfatlarından başka bir surette görülürse de. Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, doğru olan hadis-i şerifin manası, bazı alimlerin dedikleri gibi “Hangi durumda farz edilirse edilsin” rüya sahibinin rüyası haktır. Rüyada bir kimse Hz. Resulullah yaşlı görse, selamete erişmeye; eğer genç görse harbin nihayet bulmasına; eğer tebessüm ettiğini görse, rüya sahibi onun sünnet-i seniyyesine uyduğuna işarettir, dediler. Bu alimlerden bazıları da bir kimsenin Hz. Resulullah bilinen heyet ve sureti ve kendi hali üzere görmesi o kimsenin iyi halli olmasına şöhrete erişmesine ve ona düşman olan kimseye galip gelmesine işarettir, dediler. Bir kimsenin rüyada Hz. Peygamberi kızgın bir şekilde görmesi, o kimsenin halinin kötü olmasına işaret eder. İbn-i Ebi Cemre Hz. Peygamberi güzel bir surette görmek, rüya sahibinin dinen güzelliğine; güzel bir surette görmemek veya bedenin bazılarında noksanlık görmek, rüyayı görenin noksanlığına işaret eder, dediler. Çünkü Hz. Resulullah gayet parlak bir ayna gibidir ki, o aynaya bakan kendi şeklini görür. Her ne kadar o ayna güzel bir durumda olsa da karşısında bulunan şey bulunduğu durumda onda görülür. Rüyada Hz. Peygamberi böyle uygun şekillerde görmek, gören için büyük faydalar vardır. Çünkü Hz. Peygamberi bu durumda görmekle rüyayı görenin durumu bilinir ve gafletten uyanır. Rüyada Hz. Muhammed gören kimse, daima durumu iyi ve gönlü şen olur. Eğer o kimse üzüntülü ve kederli ise, üzüntü ve kederinden kurtulur veya hapis ise hapislikten kurtulur. Eğer Hz. Peygamberi görenler kuşatma altında veya kıtlık içinde iseler, onlar bu gibi durumlardan kurtulurlar ve ucuzluk görülür. Eğer mazlum iseler, mansur ve muzaffer olurlar. Eğer korku halinde iseler emin olurlar. Sıfatlarını anlatmaya muktedir olmayacağı bir şekilde Resulullah rüyada görmek, rüya sahibinin din ve dünyaca güzel bir sonuçla müjdelenmesine işarettir. Eğer Resul-i Ekrem kendine teveccüh gösterdiğini veya bir şey öğrettiğini yahut namazında ona iktida ettiğini yahut Hz. Resulullah güzel bir şey yedirdiğini veya layık bir hırka ve elbise giydiğini ya da ona hayırlı dua ettiğini gören kimse, eğer mülke ehilse, mülke nail olur. Eğer rüyayı gören alim ise, bildiği şeyle amel eder. Eğer abit birisi ise keramet ehlinin makamına erişir. Günahkar ise, tövbe eder. Rüyada Hz. Peygamberi görmek, delilleri açıklamaya, sözünde doğru ve vadinde durmaya işarettir. Bazen de rüya sahibi ailesi ve akrabaları arasında onların hiçbirinin yetişemediği bir makama nail olur. Bazen o kimseye akrabaları ve yakınları tarafından haset ve düşmanlık yapılır. Bazen de o kimse, ailesinden ayrılır ve vatanından başka bir vatana hicret eder. Bazen o kimse, ana ve babadan yetim kalır. Eğer rüya sahibi yolculuk yapıyorsa ve halk da çokça susamışsa, yağmurun yağmasına işaret eder. Rüyada kıtlık ve yokluk içinde Hz. Peygamberi görmek, bolluk ve ucuzluğa ve hatıralarına gelmeyecek bir şekilde hayır ve bereketin zuhur etmesine işarettir. Bir kadın rüyada Hz. Peygamberi görse, o kadın büyük bir rütbeye, iyi bir şöhrete, iffet ve emaneti korumaya nail, bazen de o kadın iyi bir nesille rızıklanır. Eğer o kadın zengin ise, malını Allah uğrunda infak Hz. Peygamberi Görmek Ne Demek?Eziyet ve cezaya sabretmeye işarettir. Eğer Hz. Peygamberi rüyada gören yetimse, büyük bir dereceye kavuşur. Eğer rüyayı gören doktorsa, insanlar onun doktorluğundan faydalanır. Bazen de, özellikle ashab ile olan Hz. Peygamberi görmek, Müslümanların galip, kafirlerin helak olmasına işarettir. O’nu rüyada gören borçlu ise, borcunu öder. Rüyada Hz. Peygamberi gören kimse hasta ise Allah ona şifa verir. Hac etmemiş bir kimse ise, Beytullah’ı tavaf eder. Bela içinde bulunan bir kimse görse, Allah o belayı ondan defeder. Hz. Peygamber, bilinen heyeti üzere kıtlık ve pahalılık olan bir yerde görülürse, o yerde bolluk ve ucuzluk olur. Eğer Hz. Peygamber bir yerde rengi değişmiş veya bazı azası noksan görülürse, bu rüya o yerde dinin zayıflamasına ve bidatın meydana çıkmasına işarettir. Rüyada Hz. Peygamberin üzerinde eski ve çürümüş elbise görmenin tabiri de böyledir. Hz Peygamberin vefat ettiğini gören kimsenin kendi neslinden şerefli bir kimsenin vefatına işarettir. Eğer Hz. Peygamberin bir yerde cenazesini görse, orada büyük bir musibet olur. Hz. Peygamberin cenazesini teşvik ettiğini, hatta kabri şeriflerine koyduğunu gören kimse, bidata meyleder. Kabrini ziyaret ettiğini gören kimse, büyük bir mala erişir. Bir kimse rüyada kendisini Hz. Peygamberin oğlu olduğunu görse ve kendisi de resul olmasa, o kimsenin imanının halis olmasına işarettir. Bir kimsenin Hz. Peygamberi rüyada görmesinin bereket ve hayır yalnız o kimseye has olmayıp, belki bütün Müslümanlara şamildir. Bir kimse rüyada Hz. Peygamberin, kendisine dünya malından veya yiyecek ve içecek bir şey verdiğini görse, verilen şeyin şerefi nispetince o kimsenin erişeceği bir hayra işarettir. Eğer verdiği şey kavun ve karpuz gibi şeyler olursa, o kimse büyük bir şeyden kurtulur. Ancak eziyet, çetinlik ve meşakkate düşer. Hz. Peygamberin azasından bir uzvunu kendi yanında sakladığını görse, o kimsenin bidat olan bir işi yaptığına işaret eder. Bir kimse rüyada kendisinin Hz. Muhammed şekline girdiğini veya onun mübarek elbiselerinden bir elbise giydiğini veya Hz. Peygamber kendisine mühür elbise veya kılıcını verdiğini görse ve o kimse de mülk istiyorsa, mülke erişir ve ora halkı kendisine itaat eder. Hor ve hakirse, Allah onu aziz eder; talebe ise ilimden muradına nail olur. Fakir ise, zengin olur ve bekarsa evlenir. Rüyada Hz. Peygamberi harap bir yerde görürse, o yer Hz. Resulullah bereketiyle tamir edilir. Eğer Hz. Muhammed bir yerin dahilinde oturduğu halde görse, o yerde ibret alınacak bir şey zuhur edeceğine işarettir. Rüyada bir kimse Hz. Muhammed bir yerde ezan okuduğunu görse, o yerde ucuzluk, bolluk ve adamları çok olur. Eğer Hz. Muhammed bir yerde namaza durup namaz kıldığını görse, Müslümanların dağınık işlerinin toplanmasına Hz. Muhammed sürme çektiğini gören kimse, dininde salih ve emniyet içinde olur. Bu rüyayı hamile bir kadın veya kocası görse, erkek çocuğu olmasına işarettir. Eğer Hz. Muhammed haddinden fazla güzel olduğunu görse, bu rüya sahibinin çokça dindar olduğuna işarettir. Rüyada Resulullah SAV’in sakalı şeriflerinin siyah olduğunu ve beyazlık bulunmadığını gören kimse, sevinç ve büyük bir ucuzluğa Resulullah sakalına aklık karıştığını görse, o kimsenin kuvvetli oluşuna ve düşmanına galip gelmesine işarettir. Eğer Resulullah başının bulunduğu halden daha büyük olduğunu görse, devlet reisinin Müslümanları korumasına işarettir. Resulullah sağ elinin parmaklarının yamuk olduğunu görse, halifenin erzak vermemesine ve rüya sahibinin hac ve cihat yapmamasına ve çoluk çocuğuna yedirip içirmemesine işarettir. Rüyada Resul-u Ekrem’in sol elinin yumruk olduğunu görse, rüya sahibinin malının zekatını vermesine, dilenci ve fakirleri alıkoymasına işarettir. Hz. Muhammed elinin parmaklarının açık olduğunu görse, rüya sahibinin hac ve cihat yapmasına işaret eder. Eğer Hz. Peygamberin parmaklarını avucu içinde sıkılmış olduğunu görse, halifenin ve rüya sahibinin işlerinde durgunluk olur ve onlara üzüntü ve keder isabet eder. Rüyada bir kimse Resulullah baldırlarının uzun olduğunu görse, devlet reisinin ömrü uzun olur. Bir kimse Resul-i Ekrem’i silahlı olarak asker içinde bulunduğunu ve askerin de böbürlendiklerini görse, o sene Müslümanların askerlerinin hezimete uğramalarına işarettir. Eğer Resül-i Ekrem silahla tam mücehhez olmadığı halde az bir asker içinde bulunduğunu ve askere mütevazi davrandığını görse; Müslümanların düşmanlara galip gelmesine işarettir. Bir kimse Hz. Peygamberi boş ve sakalını taradığı halde görse, rüya sahibinin üzüntü ve kederinin gitmesine işarettir. Resul-i Ekrem kendi mescit veya harem-i saadette veya maruf mekanında gören kimse, kuvvet, izzet ve yüceliğe erişir. Resul-i Ekrem SAV’i ashabı arasında birbirlerini kardeş yaptığını gören kimse, ilim elde eder. Rüyada Resulullah kabrini gören kimse, zengin olur, hapisse kurtulur. Bir kimse rüyada kendisinin Hz. Peygamberin pederleri olduğunu görse, o kimsenin itikadı zayıflar. Bir kimse rüyada Hz. Muhammed SAV’in hanımlarından birisinin kendisinin annesi olduğunu görse, o kimsenin imani artar. Bir kimse rüyada kendisini Hz. Peygamberin arkası sıra yürüdüğünü görse, o kimsenin sünnet-i seniyyeye ittiba ettiğine işarettir. Bir kimse rüyada kendisinin yaptığı işlerine Hz. Peygamberin baktığını görürse, bunun tabiri Hz. Peygamberin o kimseye hanımının haklarına riayet etmesine emrettiğine işarettir. Hz. Peygamberle yemek yediğini gören kimseye, peygamberimizin zekatını vermesiyle emretmesine, Hz. Peygamberin yalnız yediğini görse, rüya sahibine sadaka vermesi için emrettiğine Resulullah takunyasız ve ayakkabısız görse, rüya sahibinin cemaatle namazı terk ettiğinden ona cemaatla namaz kılması için emrettiğine işarettir. Bkz. TakunyaBir kimsenin Hz. Muhammed mestlerinden giydiğini görmesi, Hz. Peygamberin o kimseye Allah yolunda cihat yapması için emrettiğine işarettir. Bir kimse rüyada kendisi Hz. Peygamberle musafaha yaptığını el sıkıştığını görse, o kimsenin Sünnet-i Resulullaha uyduğuna kimse kendi kanını Hz. Peygamberin kanıyla karışmış olduğunu görse, o kimsenin şerefli bir kimseye akraba olacağına işarettir. Hz. Peygamberi kendisine bakla cinsinden bir şey verdiğini gören kimse, üzüntü ve kederden kurtulur. Eğer Hz. Peygamber kendisine rüyada hurma ve bal gibi güzel, hoş bir şey sunarsa, Kur’an-ı Kerim’i ezberler ve ona sunulan şey miktarınca ilim elde eder. Rüyada peygamberimizin hutbe okuduğunu gören kimse, iyilikle emir ve kötülükten nehyeder. Hz. Peygamberin kendisine bir şey verdiğini gören kimse, ilme nail ve hakka tabi olur. Eğer Hz. Peygamberin kendisine bir şey verdiğini ve verdiği şeyi almadığını görse, o kimse bidata girer. Bir kimse Hz. Peygamberi uzun boylu bir delikanlı suretinde görse, insanlar içinde çıkacak fitneye işarettir. Resul-u Ekremi yaşlı bir şekilde görse, insanların afiyette olmalarına işarettir. Hz. Peygamberi buğday benizli olduğu halde gören kimse, heva ve hevesi terk eder ve tövbe etmeyi tercih eder. Rüyada Hz. Peygamberin beyaz tenli olduğunu gören kimse, Allah tövbe eder. Güzel amel yapar ve yolunu düzeltir. Bir kimse rüyada Hz. Peygamberin kendisine kızdığını veya kendisiyle mücadele ettiğini veya sesini onun sesinden daha fazla yükselttiğini görse, o kimsenin dinde ihdas ve icat edeceği bir bidata işarettir. Rüyada Hz. Peygamberi öptüğünü gören kimse, rivayet edilen şeyde sebat etsin. Hz. Peygamberin herhangi bir yerde vefat ettiğini gören kimse orada vefat Peygamber Görmek için Mustafa SAV Efendimizi Görmek
rüyada hz muhammed ismini söylemek