🦑 Bir Yaşından Önce Inek Sütü
2-İnek sütü; Demir ve C vit. açısından yetersizdir. Bu nedenle barsaklarda kanamalara ve demir eksikliği anemisine (kansızlığa) neden olabilir. 3-İlk bir yıl inek sütü alan bebeklerin, solunum hastalıkları başta olmak üzere, allerjik hastalıklara yakalanma riski çok yüksektir.
İnek Sütü: Kalsiyum, protein, potasyum, flor açısından zengin olan inek sütü bebeğiniz için 1 yaşından önce gerekmedikçe uygun değildir. İnek sütü içerisinde bulunan besin öğeleri bebeğinize fazla gelebilir ve sindirim sisteminin öğelerinden olan böbreğin zorlanmasına neden olur.
İnek Sütü. 2 yaşına kadar bebekler için en uygunu anne sütüdür. Bunun dışında 0-1 yaş arasında inek sütü vermek uygun değildir. İnek sütü bebeklere uygun içerikte değildir. Bebeğin gelişim döneminde folik asit ve demir değerini karşılamaz. Bu nedenle anemiye sebep olabilir. Bazı Meyve Sebzeler
Buzağılarındoğumundan birkaç gün sonra inek en fazla sütü üretir. 6 ay sonra, üretkenlik keskin bir şekilde düşmeye başlar ve 300 gün sonra emzirme durabilir. Süt üretimini arttırmak için yavrudan iki ay sonra dişinin tekrar tohumlanması tavsiye edilir.
Bebeklere inek sütü neden verilmez sorusunu sanırım tüm anneler merak etmekte. Bunun nedeni sizin için araştırdık inceleyebilirsiniz. Bebeklerin beslenmesi, sağlıklı ve fiziksel zihinsel gelişim için çok önemlidir. Emziren anneler için tam bir beslenme için ilk 6 ay yalnızca anne sütü bebeğin gelişimini destekler zaten. Bu dönemde bebek ek gıdaya geçmeden sürece
Şimdiise inek sütü alerjisinde tıbbi beslenme tedavisi nasıl olmalıdır bundan bahsedeceğim. Besin antijenleri protein, yağ ve karbonhidrattır. Besin alerjilerinde en önemli öğe, besindeki glikoproteindir. Glikoproteinler suda eriyen, ısıya dayanıklı, proteolitik sindirime ve aside dirençlidir. İnek sütü alerjisi çocukluk
Ve1 yaşından önce bebek beslenmesinde inek sütünün tercih edilmediği doğrudur. İlk 6 aylık dönemde bebeğin diyeti tamamen sütten oluşur. Tercih edilen ve önerilen süt ise anne sütüdür. Çünkü besin bileşimi bebek için en uygun olan süt anne sütüdür. İnek sütü ise, besin bileşimi olarak bebeğin henüz
1 yaşından önce inek sütü içen bebeklerde bağırsak içi kanamalar görülebilir. Bu da bebekte kansızlık yani anemiye yol açar. İnek sütü bebeğin vitamin ihtiyacını karşılamaz, bu da gelişim geriliğine ve büyümede yavaşlamaya yol açar. İnek sütünde iyot ve çinko oldukça azdır.
Bebeklere neden inek sütü verilmez? İnek sütü beslenmemizde sıklıkla yer aldığı için çocuklar için de uygun bir besinmiş gibi görünebilir ancak bebeklere 1 yaşından önce verilmesi ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Bu nedenle 1 yaşından önce bebekler için inek sütü zararlıdır. 1 yaşından sonra ise yavaş
6ZMN. İnek sütüne ne zaman başlanmalı? 0-12. aylar arasında inek sütüne başlanmaması önerilir. 1 yaşından sonra bebek inek sütünü sindirmeye hazırdır. Fosfor, kalsiyum ve çinkodan zengin olan inek sütü bebeğin diş, kemik sağlığı ve kas gücü için önemli bir besin kaynağıdır. Günlük süt ve uzun ömürlü sütlerin farkı nedir? Taze inek sütünün 72 derecede 15 saniye ısıtılarak mikroplarından arındırılması sonucu günlük süt üretilir. Bu sütlerin raf ömrü buzdolabında saklanmak koşuluyla 56 gündür. Sonrasında süt ekşir ve bozulur. Uzun ömürlü yanı UHT Ultra High Temperature sütler 150 derecede birkaç saniye ısıtılarak ve sonra da hızla soğutularak hazırlanır. Açılmadıkları sürece oda sıcaklığında 36 ay saklanabilirler. UHT yönteminde ısıya duyarlı bazı vitamin ve bağışıklık faktörlerinin yok olması söz konusudur. Aklınızda bulunsun Son yıllarda anneler günlük sütü tercih ediyor. Günlük sütler de tıpkı uzun ömürlü sütler gibi belli bir sıcaklığa kadar ısıtılarak pastörize ediliyor. Ancak kullanılan ısı uzun ömürlü sütlerdeki pastörizasyonda kullanılan ısından daha düşük. Bu işlem sırasında uzun ömürlü sütlerde bazı yararlı bakteriler de yok oluyor. Özetle günlük sütlerin daha besleyici olduğu düşünülüyor. Çiğ sütte brucella riski yüksek. Brucella hayli zor bir hastalık. İyileşme sonrasında bile eklem hastalıkları miras bırakabiliyor. Türkiye’de artan doğal yaşam trendleri nedeniyle artık açık süt çokça rağbet görüyor. Ancak çiğ süt tüketmeye karar verirseniz mutlaka kaynağı belli süt almalısınız. Uzmanlar sütün, hava, ışık ya da bakterilerle temas ettiği zaman bozulduğunu ve kaynağı bilinmeyen sütlerin, zararlı mikroorganizmaların yanı sıra çamaşır sodası, antibiyotik ve karbonat gibi zararlı kimyasallar içerebileceğine dikkat çekiyor. Bir diğer nokta da sütün sağıldıktan sonra size ne kadar sürede ulaştığı ve size gelene kadar nasıl muhafaza edildiği ve taşındığıdır. Normalde sağıldıktan 24 saat içinde işlenmiş olması ve bu 24 saatlik sürede de uygun koşularda saklanmış olması gerektiği söyleniyor. Sokak sütleri 95-100˚C’de 15 dakika kaynatıldığında içindeki mikropların çoğu yok olurken yararlı vitamin ve mineraller de yok olur. Sokak sütünün içinde bulunma riski olan kimyasallar ise kaynatılarak yok edilemezler. Dolayısıyla biz çiğ süt tavsiye etme riskine hiç girmek istemeyiz. Sadece genel geçer bilgi olarak en yaygın önerilen süt kaynatma yöntemini verelim ve çiğ süt kullanma konusunda kararı tamamen size bırakalım... Çiğ süt kaynatırken önce temiz bir çelik tencereye su konur iyice çalkalanır ve dökülür. Böylece sütün dibi tutmaz. 70 derece ısıyı geçmeyecek şekilde süt kaynamaya başladıktan sonra 5 - 10 dakikayı geçmeyecek şekilde kaynatılması gerekir. Altı kapatılan sütün ise hızlıca soğutulması da önemlidir. Soğuma süresi uzadıkça tekrar bakteri üreme ve bozulma riski artar. Yani yemekler için bir ısı termometreniz yok ise edinmeniz gerekecek. İnek sütüne alerjisi olduğu nasıl anlaşılır? Gerçek inek sütü alerjisi bebeklerde yüzde 2-3 oranında görülür. En yüz güldürücü tarafı ise 3 yaşına kadar hemen tamamen alerjinin kaybolmasıdır. Eğer bebek ilk sene içinde normal bir mama ile beslendiyse ve problem yaşamadıysa 1 yaşından sonra inek sütüne direkt geçebilir. Eğer ilk sene sadece anne sütü ile beslendiyse ve anne inek sütü ürünleri tükettiyse de inek sütüne sorunsuz geçilebilir. İnek sütü alerjisinde; sütün içiminden sonra kanlı ishal ve kusma görülebilir. Bazen deride egzama olarak da ortaya çıkar. Bazen de solunum sistemini tutan belirtiler yani sürekli burun akıntısı veya tıkanıklığı, öter gibi solunum sıkışıklığıyla da kendini gösterir. Alerji ileri seviyede olduğunda solunum sıkışıklığı, nefes alamama, ciltte yaygın kızarma gibi belirtiler görülebilir. Süte alerji sinsi sinsi geliştiğinde tanımak zor olabilir. İnek sütüne geçtikten sonra problemlerin başlaması bir ipucu olarak değerlendirilmelidir. Kan testi ile inek sütüne karşı IgE tipi antikor varlığına bakılmalıdır. Test yüksek çıkarsa inek sütünün her çeşidi yoğurt, peynir, süt katılmış bisküvi, kek dahil diyetten kesilmelidir. Bugün inek sütü alerjisi durumunda proteini parçalanmış özel mamaların tedavide çok önemli yeri vardır. Doktor kontrolünde alerji geçene kadar sadece bu mamaların kullanılması gerekir. Keçi sütü ve ürünleri de son yıllarda market raflarında bulunabilmektedir. Soya sütleri değil ama keçi sütü ve ürünleri, inek sütü katkısı yoksa kullanılabilir. İnek sütü ile anne sütü arasında fark nedir? Anne sütü içemeyen bebeklere ilk sene formül mama verilmesinin nedeni; inek sütünün anne sütüne göre olumsuz, yani eksik özelliklerinin mamalarda giderilmiş olmasıdır. İnek sütünün bazı özelliklerinden dolayı özellikle 1 yaşın altındaki bebeklere verilmesi uygun değildir. Enerji içeriği açısından inek sütünün enerjisi anne sütüne benzer. Ancak protein miktarı anne sütünün üç katıdır. Yani hızlı büyüyen inek yavrusunun ihtiyaçlarını karşılar durumdadır. Anne sütündeki protein miktarı yavaş büyüyen ve hareketleri yavaş gelişen insan yavrusunun ihtiyaçlarına göre ayarlanmıştır. İnek sütü ile protein yapılan çok farklıdır. İnek sütünde zor sindirilen bir tortu yapan kazein yüzde 80 oranında, kolay sindirilen whey kısmı ise yüzde 20 oranındadır. Anne sütünde ise whey fazla yüzde 80 , kazein azdır yüzde 20 . Aminoasit denilen protein yapıtaşları da farklılıklar gösterir, bazıları inek sütünde yoktur. Neden bu farklılıkların var olduğu halen tam olarak keşfedilememiştir. İnek sütü, bebekler tarafından kolay sindirilemez. Yağ içeriği açısından bakıldığında da farklar vardır. Anne sütündeki toplam kalorinin yüzde 50 'si yağdan gelir. Bunlar doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış değişik yağlardan oluşur. Son yıllarda DHA ve ARA denilen uzun zincirli çoklu doymamış yağların özellikle bebeklerin beyin ve retinalarının gelişiminde önemli rol oynadıkları bulundu. Bunlar ilk sene bebeklere verilen mamalara eklendi. Vitamin içeriğiİnek sütünde yeteri miktarda B vitaminleri bulunur. A vitamini hem anne sütü hem de inek sütünde yeterlidir. İnek sütünde vitamin E yeterli değildir. D vitamini litrede 400 IU olacak şekilde inek sütlerine eklenir. Anne sütünün vitamin içeriği annenin diyetine göre de değişir. Vitamin seviyelerini yeterli tutmak amacıyla emziren annelere günde bir kere vitamin tableti almaları önerilir. Mineral içeriği Demirin emilimi inek sütünden yüzde 5, anne sütünden ise yüzde 50 oranındadır. Yani inek sütünden emilim 10 kat azdır. Bu emilim yetersizliği nedeniyle inek sütlerine ekstra demir katılır. Anne sütünden çinko daha iyi emilir. İnek sütünün kalsiyum anne sütüne göre 3 kat ve fosfor anne sütüne göre 6 kat miktarları yüksektir. Diş gelişimi için önemli olan florür ise 2 kat fazladır. İnek sütü daha tuzludur. Tuz miktarı anne sütünün 3 katı kadardır; bu durum özellikle bebeklerin gelişmekte olan böbreklerini zorlar. Süt, kalsiyum içeriği açısından çok zengin bir kaynaktır. 1 - 3 yaş arasındaki çocukların günlük kalsiyum ihtiyacı 500 mg'dir. Günde 250 ml süt içen bir çocuk bu ihtiyacın yaklaşık yarısını karşılamış olur. Bağışıklık faktörleri Anne sütü ve kolostrum, büyüyen insan yavrusunun bağışıklık sistemini geliştiren yüzlerce önemli faktör içerir. Bunlara örnek olarak nükleotidler ishali önleyici ve bağışıklığı destekleyen maddelerdir. Tam yararları bilinmese de formül mamalara nükleotidler eklenmişlerdir. Özetle; protein miktarının fazla olması, sindiriminin zor olması, tuz içeriğinin fazla olması, bazı yararlı yağların bulunmaması, bağışıklık faktörlerinin eksik olması nedenleriyle bebeğe uyarlanmamış, direkt inek sütü 0-1 yaş bebekleri için uygun değildir.
EBEVEYNLERİN MERAK ETTİĞİ İNEK SÜTÜNÜN BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA KULLANIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALARA DEĞİNEN DİYETİSYEN EDA BALCI, “1 YAŞINDAN ÖNCE BEBEKLERE İNEK SÜTÜ VERİLMEMELİ” ALANI300x250pxEsnek veya Sabit Ölçü merak ettiği konulardan olan inek sütünün bebeklerde ve çocuklarda kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara değinen diyetisyen Eda Balcı, “1 yaşından önce bebeklere inek sütü verilmemeli” temel besin grubundan biri olan süt ve süt ürünlerinin sağlıklı beslenme için oldukça önemli olduğunu ifade eden Beykent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Arş. Gör. Eda Balcı, “Süt dünyaya geldiğimiz andan itibaren tüketmeye başladığımız bir besindir. Bunlardan anne sütü hiç kuşkusuz en faydalı besindir. İnek sütünün de hem çocuklara hem de yetişkinlere birçok yararı bulunmaktadır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta 1 yaşından önce bebeklere inek sütü verilmemesi gerektiğidir.” uyarısında 1 yaşından önce inek sütü verilmemesinin nedenlerinden birinin, bebeklerin bir yaşına kadar sindirim sistemlerinin tam olarak gelişmemiş ve inek sütündeki proteinleri sindirmekte zorlanmaları olduğunu belirterek, “Protein içeriği de yüksek olduğundan inek sütü, bebeklerin böbreklerine fazla yük getirir. Aynı zamanda inek sütü özellikle demir ve çinko gibi bebeklerin büyüme ve gelişmesinde oldukça önemli olan mineraller yönünden zayıftır. Bebeğe 1 yaşından önce inek sütü vermek, demir eksikliğine sebep olabilmektedir. İçeriğinde iyot mineralinin de az bulunması bebeğin zihinsel gelişimini engellemektedir” dedi.“İnek sütü alerjisi 1 yaşından önce başlar ve 5 yaşına doğru iyileşir”Diğer önemli nedenlerinden birisinin de inek sütü alerjisi olduğunu ifade eden Balcı, “İnek sütü, insan vücudu tarafından yabancı olarak algılanabilecek bazı yapıtaşları içerir. Bu sebeple bazı bebeklerde farklı derecelerde alerji görülebilir. Bu durumda bebeğin beslenmesinden inek sütü ve inek sütüyle hazırlanan besinlerin çıkarılması gerekmektedir. Hatta bazen alerji o kadar şiddetli olabilir ki inek sütü ve ürünlerinin bebeğin beslenmesinden çıkarılması yeterli olmaz, emziren annenin de beslenmesinden inek sütünün çıkarılması gerekmektedir. İnek sütü alerjisi genellikle 1 yaşından önce başlar ve çoğunda 5 yaşına doğru alerjik durum iyileşir” diye konuştu.“1 yaş sonrasında aşırı süt tüketimi kansızlığa sebep oluyor”Balcı, 1 yaşından sonra ise bebeğin inek sütünü artık daha kolay sindirebilir ve daha güvenle verilebileceğini belirterek, “1 yaşından sonra bebeklere verilecek sütün kesinlikle pastörize süt olması gerekmektedir. Çünkü daha sağlıklı olduğu düşünülerek alınan çiğ sütler pastörize sütlere göre çok daha uzun süre kaynatılıyor ve dolayısıyla içerisindeki tüm faydalı bileşenler ölüyor. Pastörize süt işleminde ise yararlı maddeler çok daha az zarar görüyor ve zararlı bakteriler içermiyor. 1 yaşından sonra da aşırı süt tüketiminden sakınılmalıdır. Günlük 2 su bardağı sütten fazlası çocuklarda kansızlık ve kabızlığa neden olabileceğinden dikkatli tüketilmelidir” uyarısında bulundu.
bir yaşından önce inek sütü