⚽ Ahiret Inancı Ile Ilgili Ayetler
1İslamın yüce kitabı Kur’an-ı Kerim 300 civarında ayeti kerime ile düşünmeyi, aklımızı kullanmayı, araştırmayı, incelemeyi emreder. İlk inen ayet ve ilk emri ” oku” olan başka bir din yoktur. 2-İLİMLE İLGİLİ BAZI AYET ve HADİSLER. a-Ne
Ahiretâlemi. Ahiret hayatı kıyamet ile başlar. Yer ve göğün şekli değişerek mahşer alemi kurulur. Peygamberlerin davet etme niteliğinin birliğini ortaya koyan ayetler buna delalet etmektedir. Diğer Dinlerde Ahiret İnancı İbrahimi Dinler'deki ahiret inancı yerine, en son basamak Nirvana'da tanrıyla bir olmaktır.
Meleklerinisimleri ve görevleriyle ilgili eşleştirmelerden hangisi doğrudur? A) Cebrail B) Azrail C) Mikâil D) İsrafil 3. ki melek insanın sag ında ve solunda oturarak onun yaptıklarını yazmaktadırlar. O her ne söz söylerse, mutlaka yanında gözetleyen biri vardır.” Kâf suresi, s y ve . ayetler
Ahiret Allah’ın vaadinin tahakkuk edeceği, dünyada yapılan amellerin karşılıklarının alınacağı, zerre kadar iyilik veya kötülüğün bile görüleceği muazzam bir hesap günüdür. Âhiret hayatı olmasaydı herkesin yaptığı yanına kâr kalır ve dünyada haksızlığa uğrayan, zorluk ve sıkıntı içinde ahlâklı bir hayat yaşayan kişilerin gayretleri boşa giderdi.
Ahiretinancı, hak dinlerin hepsinde de mevcut dığı ayetler vardır. Mesela; "0, ilktir (kendinden önce hiçbir varlık yoktur), sondur (kendi bir hareketlenme meydana getirir.<32) İşte Kur'an 'da ahiretle ilgili man zaralar da, bu üslüp ile ele alınmıştır.
AhiretGünü ile ilgili ayetler (O,) Er-Rahmân ve Er-Rahîm’dir. (1/Fâtiha 3) Sana indirilen ve senden önce indirilen (Kitaplara) iman eder, Ahiret Günü'ne yakinen inanırlar. (2/Bakara 4) İnsanlardan öylesi vardır ki: “Allah’a ve Ahiret Günü'ne iman ettik.”
veahirete yararlı iş yapsın ve rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.” (Kehf suresi, 110. ayet) Bu ayette söz edilen Hz. Muhammed’in (sav.) vahiy alması ile onun; I. güzel ahlakı, II. peygamberliği, III. ahirete olan inancı, gibi vasıflarından hangileri vurgulanmaktadır? A) Yalnız I. B) Yalnız II. C) I ve III. D) II
Mâideve Meryem suresindeki ilgili ayetler ile sınırlandırılır. 8. Hafta: 25-29 Ekim 7. Bir Sure Tanıyorum: Nâs Suresi ve Anlamı 7.1.7. Nâs suresini okur, anlamını söyler. Nâs suresi ile ilgili kısa açıklamalara yer verilir, surede verilen mesajlar belirlenir ve surenin nerelerde okunduğuna değinilir. 29 Ekim Cumhuriyet
İslâmda âhiret gününe inanmak, imânın bir rüknü, inancın bir parçasıdır. Âhirete imân etmeyen, gerçek mü’min olamaz. Kur’ân’da mü’minin özellikleri sayılırken “ (Onlar) namaz kılan, zekât veren ve Âhirete de kesinlikle
yrOfj7e. Ahirete iman ne demektir? Sihir ve büyü ile uğraşmak büyük günahlardan sayılmıştır. Bizler gaybı ve geleceği ancak Allah’ın bileceğini unutmamalıyız. Sadece Allah’tan yardım istemeliyiz. Gücümüzü aşan tehlikelerden ve kötülüklerden Allah’a sığınmalıyız. Nâs suresi, 1-6. ayetler. Her işimize Allah’ın adıyla başlamalıyız. Yaşamımızda temizliğimize özen göstererek dua ve ibadetlerimize devam etmeliyiz. Yüce Allah’ın bizlere verdiği sağlık nimetini özenle korumalıyız. Hastalandığımız zaman mutlaka doktora başvurmalıyız. Cahil insanların, fal, sihir ve büyü gibi işlerle uğraşanların tuzağına düşmekten sakınmalıyız. Bu tür batıl inançlarla zamanımızı boşa harcamamalıyız. Geleceğimizi şansa ve kötü niyetli insanların eline bırakmamalıyız. Geleceğimizi, öğrenerek, düşünerek, araştırarak ve çalışarak hazırlamalıyız. Dinimizi temel kaynaklarından doğru bir şekilde öğrenmeye çalışmalıyız. Ölüm yok olmak değil, yeni bir hayatın başlangıcıdır. Her canlı, doğar, büyür ve belli bir süre yaşadıktan sonra ölür. Çevremize baktığımızda bu durumun bütün canlılar için geçerli olduğunu görürüz. Örneğin toprağa atılan bir tohum, bir süre sonra filizlenir, büyür, olgunlaşır, sonra kurur ve yeniden toprağa karışır. İnsan doğar ve kendisi için belirlenen süre kadar yaşadıktan sonra ölür. “Ey insanlar! Dünya geçici ev, ahiret ise kalıcı yurttur. Geçici evinizden kalıcı yurdunuza azık alın. Bedeniniz dünyadan çıkmadan önce, kalbinizi dünyadan çıkarın. Dünyada imtihan ediliyorsunuz. Oysa dünyadan başka bir yer için yaratıldınız. Bir kimse öldüğünde insanlar; Ne miras bıraktı?’ derler. Melekler ise Ahirete ne gönderdi?’ diye sorarlar.” Hz. Ali Ebu’l-Hasan Muhammed Râdi, Nehcü’l-Belâğa, 203. Hutbeden. Ölüm, hayatın değişmez bir gerçeğidir. Yüce Allah bu gerçeği Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade etmiştir “Her canlı ölümü tadacaktır…” Âl-i İmrân suresi, 185. ayet. Buna rağmen ölüm, insanların çoğu için daima korkulan ve istenmeyen bir durum olmuştur. Herkes öleceğini bilir ama öleceğini kabullenmek istemez. İnsanın ölümden kaçışının iki temel sebebi vardır. Bunlardan biri sevdiklerini kaybetme endişesidir. Diğeri ise ölümle birlikte ebediyen yok olma korkusudur. Ahiret inancı, insanı yok olma korkusundan kurtarır. Çünkü ahirete inanan insan için ölüm, geçici hayatın son bulması, yeni ve sonsuz bir hayatın başlaması demektir. Bu durumda ölümden kaçışın bir anlamı yoktur. Önemli olan, ölüm gerçeğini unutmamak ve ona hazır olmaktır. Hz. Peygamber “İnsanların en akıllısı, ölümü unutmayan ve ona hazırlıklı olan kimsedir.” İbn Mace, Zühd, 31. buyurarak bu gerçeğe işaret etmiştir. Ahirete inanmak, İslam inanç esaslarından biridir. Ölümden sonra sorgulanacağımıza ve yaptıklarımızın karşılığını alacağımıza inanmak anlamına gelmektedir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette, ahiret inancı Allah’a imanla birlikte yer almaktadır. Yine Kur’an’da dünya hayatının geçici, ahiretin ise ebedî olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle insanların, dünyanın geçici zevklerine kanmamaları öğütlenmiş, daha hayırlı ve kalıcı olan ahiret mutluluğunu elde etmeleri tavsiye edilmiştir. Allah bir ayette bu durumu şöyle ifade etmiştir “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Sorumluluk sahibi olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdirmiyor musunuz?” En’âm suresi, 32. ayet. Kur’an-ı Kerim’de ahiret inancı ile ilgili ayetler nelerdir? “Bugün kimseye haksızlık yapılmaksızın herkese kazandığının karşılığı verilir. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.” Mü’min suresi, 17. ayet. “Dediler ki Hayat ancak bu dünyada yaşadığımızdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman helak eder. Bu hususta onların hiçbir bilgisi de yoktur. Onlar sadece zanna göre hüküm veriyorlar.” Câsiye suresi, 24. ayet. “Sizi boş yere yarattığımızı ve huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” Mü’minûn suresi, 115. ayet. * Ahiret hayatı gayp konusu içerisinde yer aldığı için bu konuda tek bilgi kaynağımız vahiydir. * Ahiret hayatı insanı yok olma korkusundan kurtarır ve sorumluluk bilincini artır. * Ahiretin varlığı adalet ilkesinin bir gereğidir. * Ahiretin varlığına inanmak imanın şartlarındandır. * Ölüm bütün canlılar için Allah’ın değişmez bir kanunudur. * Ölüm dünya hayatının sonu ahiret hayatının başlangıcıdır. Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber… Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber? Necip Fazıl KISAKÜREK, Çile, s. 152. Kasas suresinin 77. ayetinde ise “Allah’ın sana verdiğinden onun yolunda harcayarak ahiret yurdunu iste ama dünyadan da nasibini unutma…” buyrularak dünya hayatının da ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Çünkü ahiretteki mutluluk, dünyadaki yaşayışa bağlıdır. Ahiret hayatının niteliği ve ahiretteki durumlar, duyular ötesi ve gayba ait konulardır. Bu nedenle bu konuda tek bilgi kaynağımız vahiydir. Akıl ise adalet, sorumluluk, sonsuzluk, insanın başıboş yaratılmadığı fikrinden hareketle ahiret hayatının varlığını kabul eder. Kur’an ayetleri bu hususlara açıklık getirmektedir. Câsiye suresi, 21, 22, 26-27. ayetler; Sâd suresi, 27, 28. ayetler; Ahiretin varlığına inanmak, adalet ilkesinin bir gereğidir. Çünkü bu dünyada insanlar yaptıkları iyiliklerinin ve kötülüklerinin karşılığını her zaman ve tam olarak alamayabilirler. Çeşitli nedenlerle adalet yanıltılmakta, kötülük yapanların kötülükleri yanlarına kalmaktadır. Ancak ahirette herkes, yaptıklarının karşılığını eksiksiz olarak alacaktır. İnsan, sorumluluk sahibi bir varlıktır. Çünkü insan başıboş ve amaçsız yaratılmamıştır. Mü’minûn suresinin 115. ayetinde bu durum şöyle dile getirilmiştir “Sizi boş yere bir anlam ve amaçtan yoksun olarak yarattığımızı ve bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?” İnsana birtakım sorumluluklar ve görevler verildiğine göre bunların bir karşılığı bedeli olmalıdır. Bu görevleri yapanlar mükâfatını almalı, yapmayanlar cezasını çekmelidir. Bu da tam olarak ancak ahirette gerçekleşecektir. Doğada ve çevremizde geçekleşen bazı olaylar da ahiret yaşamını anlamamıza yardımcı olur. Örneğin kışla birlikte ağaçların kuruyup âdeta öldüğünü görürüz. İlkbahar geldiği zaman da bu ağaçların yeşerdiğine tanık oluruz. Kur’an-ı Kerim’de bitkilerin sonbaharla birlikte sararıp toprağa karışması, ilkbaharla da tekrar canlanması, ahiret hayatının gerçekleşeceğine örnek olarak gösterilir. Kâf suresi, 9-10. ayetler; Rûm suresi, 19. ayet.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Çocuklarımıza daha küçük yaşlardayken ahiret inancıyla ilgili öğrenmeleri gerekenleri öğretmeliyiz. Ahirete inancı olmayan insandan her türlü kötülük beklenir. Onu engelleyecek ne var ki başka. Bu dünyada yaptığı bir şeyin hesabını ahirette vereceğine inanmayan birisi dünyada hangi kötülüğü yapmaz ki” dedi. Tabi ki çocuklarımıza herşeyden önce edebi ahlağı terbiye yi ardından da inancımızın gereği olan ve bilinmesi gereken herşeyi öğretmemiz lazım. Edebi olmayanın dini olmaz. imam cafer essadık as. Ama bunu salık verecek son kişi bu zatı muhterem olsa gerek. Çünkü ağzı ile söylediklerini pratikte gerçekleştirmiyor. zira bunu diyen zatı muhterem. Allahın evi diye nitelendirilen, yönettiği kuruma bağlı camilerin, siyasi bir partinin büroları gibi kullanılmasını, ve oy devşirmek için içinde söylenen yalanları görmezden gelmesi, veya buna izin vermesi çünkü engellemeye çalışmıyor kendisinin ahiret inancının çokluğundanmıymış? İnsan merak ediyor tabi. Türkiyede her ne kadar allahın evi olabilme vasfını taşıyacak çok az sayıda cami olsada bu böyledir. Kuran buyuruyor Muhakkak ki bütün mescidler, Allah’a ibadet için kurulmuşlardır. O halde Allah ile beraber başka birine ibadet etmeyin; ancak O’na ibadet edin. cin demek’ki mescit te ibadetin dışında bir şey yapmak küfürmüş çünkü allaha ibadet için kurulmuşlardır. Kuşu ölen bir çocuğun yanına başsağlığı ve taziye için giden bir peygamberin ümmetinin, bir ülkede ki dini lideri! Durumundaki bir zatın. Aynı ülkede yaşanan ve yaşanmakta olan bunca rezilliğin, vurgunun, talanın, çocuk tecavüzlerinin, kadına şiddetin ahiret azabını gerektirecek suçlar olduğunu söylememesi her hutbe de olmazsa olmaz yapmaması da sanırım kendisinin kuvvetli ahiret inancından kaynaklanıyor. Kuran buyuruyor “Şüphesiz hayasızlığın müminler arasında yaygınlık kazanmasını isteyenler için dünyada da ahirette de oldukça acıklı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Nûr, 19. Belkide bu ayeti kerime den haberi yoktur kimbilir? Keza açlıktan midesinin üstüne taş bağlayan bir peygamberin ümmetinin aynı ülkedeki dini lideri! Durumundaki bu zatın, açlıktan ve işsizlikten intihar edenler varken. milyonluk araçlarla dolaşması ve bulunduğu her sofranın en az 500 açı doyurabilecek masraflarla yapılması ve o sofraya bunları düşünmeden oturması da kuvvetli ahiret inancı ile ilgili olsa gerek. Kuran buyuruyor Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma. Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür. İsra 26/27. Ayetler. Bu ayeti kerimeler ahiret inancını ilgilendirmiyor mu ne ? yoksa bilirdi o zat…. Kendisi onbinlerce lira maaş alıp bir eli yağda bir eli balda yaşarken, asgari ücreti bile bulamayan ümmetine fakirliklerine şükretmelerini salık vermek te kuvvetli ve sarsılmaz ahiret inancının eseri olsa gerek. Tıpkı soğuktan donmamak için evinin içinde yorgan altında oturanlar varken, kendisinin evinin tuvaletinin bile çok sıcak olduğu gerçeğinde olduğu gibi. Yani kimine şükür kimine gani gani lüks, Allahın adaleti olamayacağına göre, ahiret inancının hangi gereğidir acaba ? kuran buyuruyor Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. Onlar ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva tutkularınıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker sözü geveler ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi 135…. Durumunuz budur Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve kendisiyle işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü gerçek şu ki, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir. Hac 46. Ayet. Köprüde görüşürüz
Geneleksel olarak, Müslümanların altı temel inanç esaslarından nedir? Ahiret ne demek? Ahiret hayatının aşamaları! AHİRET NE DEMEK? AHİRET NEDİR?İslam termonolojisinde ölümden sonra gidilecek yere verilen bir isim. Ahiret, Kur'an'ın İslamî eskatolojinin önemli bir parçası olan Ahiret Hesaplaşması ile ilgili bölümlerinde defalarca bahsedilmektedir. Geneleksel olarak, Müslümanların altı temel inanç esaslarından HAYATI NEDİR?Âhiret hayatının mahiyeti ve âhiretteki durumlar, duyular ötesi ve gayba ait konular olduğu için, gözlem ve deneye dayanan pozitif bilimlerle ve akılla açıklanamaz. Bu konuda tek bilgi kaynağı vahiydir. Kur'an'da ve sahih hadislerde ne haber verilmişse onunla yetinilir. Bunun ötesinde aklî bir yoruma gidilemez. Çünkü âhiretteki durumlar dünyadakine benzemez. Aralarında isim benzerliğinden başka bir benzerlik yoktur. Meselâ "İsrâfil sûra üfürecek, insanların amelleri tartılacak, herkesin defteri ortaya çıkacak" denildiği zaman, hatıra dünyada bilinen bir alet, bir terazi, kâğıttan yapılmış bir defter gelmemelidir. Bunların gerçek şeklini ve iç yüzünü ancak Allah bilir. Onların varlığına inanılmalı, mahiyetleri konusunda ise yorum KELİMESİ NE DEMEK? AHİRET KELİMESİ TDK ANLAMI NEDİR?Ahiret kelimesi dilimizde sıklıkla karşımıza çıkan sözcükler Arapça dilinden Türkçe'mize göre ahiret kelimesi ise şu anlama gelmektedir- Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya Müslüman Ramazan Gündem Güncel Haberler
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ayt konu anlatımı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi tyt konu anlatımı , Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi yks konu anlatımı… Merhaba arkadaşlar sizlere bu yazımızda Dünya Ve Ahiret hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi edinebilirsiniz.. Dünya Ve Ahiret Varoluşun Ve Hayatın Anlamı Ahiret Âlemi Ahirete Uğurlama Kur’an’dan Mesajlar Bakara Suresi 153 – 157. Ayetler Varoluşun Ve Hayatın Anlamı Allah insanı akıllı, düşünen ve irade sahibi bir varlık olarak yaratmış, buna göre de insanı yaptığı eylemlerden sorumlu tutmuştur. Akıllı ve özgür iradeye sahip olan insan, yaptığı en küçük iyiliğin mükâfatını göreceği gibi yaptığı en küçük kötülükten de sorumlu olacaktır. İnsan, sahip olduğu bu özelliklerle diğer varlıklardan ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. İnsan varoluşun sebebini, hayatın amacını, ölüm sonrası neler olacağını araştırarak bir cevap bulmak ister. İnsanın bu arayışı, varoluş ve hayatın anlamı açısından önemli bir durumdur çünkü insan ancak bu sorulara cevap bulabilirse mutlu ve huzurlu olur. İnsanın doğması ve ölümü, kişinin iradesi dışında meydana geldiği için insana hayat bahşeden güç, ona bir gaye vermiştir. Buna göre kâinatta gayesiz hiçbir varlık bulunmamaktadır. İslam dinine göre hayatın en yüce ve en kutsal gayesi, yüce Allah’ı tanımak, iman etmek ve O’na ibadet etmektir. Allah Kur’an’da şöyle buyurur “Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.” Zâriyat suresi, 56. ayet. Hayatın gayesi veya amaçlarından biri de iyilik yapmaktır. Hayatın amacı, Allah’a iman etmek ve bu inanca göre yaşamadır. Aynı zamanda, iyilik ve güzellikte yarışmaktır. İnsan, bu hayattaki amacı bilmeli Allah’a imana ederek O’nun rızasına uygun bir hayat sürmelidir. Ahiret hayatına imanın, insan hayatı üzerinde derin etkileri ve faydaları vardır. İnsan ahiretini bu dünyada yaptıklarıyla kazandığı gibi dünyasını da ahirete olan imanı sayesinde Allah’ın emrettiği şekilde düzenli ve güzel bir şekilde yaşar. Dünya hayatını boş, gereksiz ve haram davranışlardan uzak durarak yaşar. Ahirete iman etmek insan hayatına anlam katar, yön verir, değer kazandırır. Bu inanç, insana bütün davranışlarını yüce bir gaye için yaptığı bilincini aşılar. Ebedî hayatı hesaba katarak hareket eden insan, kötülüklerden uzak durur. Dünya hayatını iyilik, dürüstlük, yardımseverlik, yalnızca Yaratıcı’ya kulluk gibi salih ameller üzerine inşa eder. Ahiret Âlemi Ahiret, dünya hayatından sonra başlayıp sonsuza kadar devam eden, ölüm sonrası hayat demektir. Ahiret bu dünyada yaptıklarımızın karşılığını göreceğimiz yerdir. Ahirete iman etmek ise ölümden sonra tekrar dirilmeye ve dünyada yapılan davranışların karşılığının görüleceğine inanmak demektir. Ahiret dünya hayatını takip eden fakat ondan daha uzun olan ebediyet âlemine ait çeşitli merhaleler ve hâllerden ibarettir. Kıyametle birlikte tüm insanlar ölecek, sonra dirilecek ve ahiret hayatı başlayacaktır. Ahirete imanla ilgili olan bu aşamalar Ölüm, kıyamet, diriliş, mahşer, hesap, mizan, cennet ve cehennemdir. Ahiret gününe iman etmek, bunlara inanmak demektir. İslam dini; ölümün, dünya hayatından ahiret hayatına bir geçiş olduğunu ifade etmiştir. Bu durumda ölüm, bir yok oluş ve son değil bir dünyayı diğerine bağlayan bir aşama olmaktadır. İslam’a göre ölüm, Allah’tan gelen bir varlığın yine O’na dönmesi olarak açıklanmaktadır. Bu ise insanda kaygı ve korkudan ziyade ümit yaratan bir hakikat olmaktadır. Ölüm, Allah’ın bu dünyaya koyduğu bir kural ve doğal bir olaydır. İnsanın doğması nasıl tabii bir olaysa ölüm de tabii bir olay sayılmaktadır. İnsanlar öldüğünde toprağa gömülerek yaratıldığı öze geri döndürülecek, orada Allah’ın dilediği vakte kadar bekletilecek ve hesap vermek için yeniden diriltilecek ve mahşerde bir araya toplanacaktır. Haşr günü herkes kendi derdiyle meşgul olacağı için en yakınındaki insanlarla bile ilgilenemeyecek, onlardan kaçacaktır. Mahşerde hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır. Allah adildir. Kim zerre kadar iyilik yapmışsa mükâfatını görecek kim de zerre kadar kötülük yapmışsa hesabını verecek ve karşılığını alacaktır. Kıyamet günü hesap görülüp herkesin yeri belli olduktan sonra cennet ve cehennem hayatı başlayacaktır. İslam dinine göre Allah’a iman edip salih amel işleyenler doğrudan cennete, inkâr edenler ise cehenneme gidecektir. Allah’a iman edip günah işleyenler ise cezalarını çektikten sonra cennete gidecektir. Ahirete Uğurlama Ölen bir insana karşı yakınlarının ve diğer insanların bazı görev ve sorumlulukları vardır. Bunlar hem insani hem de dinî görevler arasında yer alır. Ölen kişiyi ahirete uğurlarken yapılması gereken görevlerin başında onu yıkama, kefenleme, cenaze namazını kılma, mezara defnetme, Kur’an okuma ve dua etme gibi işlemler gelmektedir. Bunların yanında ölen kimsenin yakınlarına “başsağlığı dileme”, bir başka ifadeyle taziyede bulunma da vefat eden kimselerin ardından yerine getirmemiz gereken dinî ve insani bir görevdir. Cenaze Namazı Ölen bir kişinin arkasından yapılan dinî uygulamalardan biri de cenaze namazı kılmaktır. Cenaze namazı ölen bir kişi için dua niteliği taşıyan farz-ı kifaye bir namaz olup yerine getirilmesi gereken son bir görevdir. Cenaze namazını kılmak farz-ı kifayedir. Bu namazıMüslümanlardan bir kısmının kılmasıyla diğer kişilerin üzerinden farz sorumluluğu kalkmış olur. Eğer ölen kişinin cenaze namazını hiç kimse kılmazsa o yerleşim yerindeki tüm Müslümanlar bundan sorumlu olurlar. Bu nedenle cenaze namazını kılmak hem insani hem de dinî bir sorumluluktur. Kur’an’dan Mesajlar Bakara Suresi 153 – 157. Ayetler Kur’an’ı Kerim, Müslümanlar için bir yaşam kitabıdır. Her hareketlerini ve yaşayış biçimlerini Kur’an’ı Kerim’e göre belirleyen Müslümanlar, ayetlerde verilen mesajları yerine getirerek Allah’ın rızasını kazanırlar ve Allah’ın vaat ettiği Cennet’e girerler. Bakara Suresi 153-157. Ayetlerde verilen mesajlar da yine iman etmiş insanlara yol gösterici bir rehber niteliğindedir. “Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.” Bakara 153 “Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.” Bakara-154 “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!” Bakara -155 “Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.” Bakara -156 “İşte rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır.” Bakara -157 Bakara 153. Ayette verilen mesaj İnsan, yaşamı boyunca Allah’ın murad ettiği bir takım imtihanlara tabii tutulur. Bu imtihanlar karşısında insan nasıl davranacağını bilirse ve buna göre hareket ederse mutlaka kurtuluşa erer. Allah bu ayet-i kerimede iman eden insanlara hitap ederek “Sabır ve namazla yardım dileyin” demektedir. Yani başa gelen musibetler karşısında kişi sabredip namaz kılarsa Allah yardımını gönderir ve kişinin yanında olur. Bakara Suresi 154. Ayette Verilen Mesaj Allah yolunda ölen insanlara “şehit” denir. Yani hayatını Allah rızasını kazanmak için feda eden kişilere bu isim verilir ve şehitler, Allah katında ölü sayılmazlar. Biz insanlar, onların öldüklerini zannederiz ama yanılırız. Çünkü şehitler, makam bakımından çok yüksek mertebede yer alırlar ve bizim onların yaşadığını hissetmemiz mümkün değildir. Bu nedenle Allah’u taala ayet-i kerimesinde “onlar için ölüler demeyin” demektedir. Bakara Suresi 155. Ayette Verilen Mesaj İnsanoğlu, hayatı boyunca sürekli zevk içinde rahatlık içinde olmaz. Bazen sıkıcı zamanlar da yaşayabilir, imtihanlarla da karşı karşıya kalabilir. İman edenler ise tüm bunların karşısında sabrederek Allah’a sığınırlar. Bu ayet-i kerimede, bu şekilde davranan insanların müjdelendiği belirtilmektedir. Yani isyana girmeden Allah’a tevekkül edenler, kesinlikle başlarına gelenler karşısında sabırlı davrandıklarında kazananlardan olurlar. Bakara Suresi 156. Ayette Verilen Mesaj İnsan, dünyada iken türlü imtihanlarla imtihan edilir. Ancak iman edenler, başlarına bir bela geldiğinde, ahireti hatırlarlar ve “Allah’tan geldik, dönüşümüz yine O’nadır” derler. Yani dünya sıkıntılarının geçici olduğunun farkında olurlar ve başlarına gelen musibetleri büyütmezler. Elbette bunların hepsinin biteceğine inanırlar ve böylelikle başlarına gelen musibetler karşısından evhama kapılmazlar, isyana düşmezler. Bakara Suresi 157. Ayette Verilen Mesaj Bakara Suresi’nin 155. Ayetinden 157. Ayetine kadar olan kısım birbirinin devamıdır. Bu ayette Allah yukarıda söylediğimiz gibi davrandığında hem Allah’ın rızasına ulaşır hem de kurtuluşa erer. Nitekim Allah da ayeti kerimesinde “İşte rablerinin lutufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır” şeklinde buyurmaktadır. Kur’an’ı Kerim’in tüm ayetlerinin inananlar için bir rahmet kaynağı olduğunu başında da söylemiştik. Bakara Suresi 153-157. Ayetlerde verilen mesajlar incelendiğinde aslında her insanın başına gelebilecek birtakım olaylar ve karşılığında nasıl davranılması gerektiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun lütfuna mazhar olabilmek için söylenenleri yerine getirmek ve bu doğrultuda bir hayat yaşamak gerekir.
ahiret inancı ile ilgili ayetler